10 Ağustos 2015 Pazartesi

Çaça Bebek : )


Bir Tilda bebek furyasıdır gidiyor. Önce uzaktan sevdim sonra dayanamadım bir tanede ben yaptım. 
Çaçamı nasıl mutlu ederim ki derken  bir de baktım Çaça bebek çıktı ortaya : ). 
Mutlu ettim mi? Ettim sanki : ) 
Hele ki bugün gerçeği ile bebeğini bir arada görünce iyi ki de yapmışım dedim : )


Sevdim ben bu bebek işini. Gene yapar mıyım? Kimbilir, yapasım var ama ahh şu atalet...

Sevgiyle...

28 Mayıs 2015 Perşembe

Mutluluğun Sırrı Çocukluğumuzda Saklı



Allah'a şükür bir çok insana göre çok fazla şeye sahip olmasam da ben hep mutluyum. Arkadaşlarımdan birinin "sen gerçek misin?" Sorusunu duyduğumdan beri bunu düşünüyorum. 
Benim farkım ne ki? Bir çok insana göre ben neden daha mutluyum? 
Bugün şu boyamayı yaparken keşfettim bende ki sırrı. 
İnsanın gerçekten olduğu gibi olduğu tek dönemin çocukluk dönemi olduğunu düşünürsek, o yaşta ilgimizi sadece bizi mutlu eden şeylere yoğunlaştırıyorduk. 
Şöyle bir baktım hayatıma, ben farkında olmadan tam da bunu yapıyorum. Küçük mutluluklarımı diğer insanlar gibi büyüdükçe bir bir bırakmak yerine, yıllarca hep peşimde sürüklemişim. 
Çocukken kendime küçükte olsa bir alan yaratıp kendi kendime vakit geçirmekten hoşlanırdım. 
Büyüdüm hala aynıyım.
Masa başında saatlerce vakit geçirsem gıkım çıkmazdı. Yazardım, çizerdim, okurdum, keserdim, yapıştırırdım. Severdim yeni şeyler öğrenmeyi. Hala seviyorum masa başını . 
Şarkı söylemek, dans etmek olmazsa olmazımdı. Bir operasyon sonrasında doktoruma "içimdeki çingeneden vaz mı geçmeliyim?" Dedim.Hiç vazgeçmedim.
Bebeklerime elbiseler dikmeyi, örgü örmeyi hatta okula örgü götürüyorum diye şikayet almayı bile seviyordum. Hala yünlerim kıymetli.
Doğadan ot, yaprak, çiçek toplamayı severdim, şimdide beni elimde kır çiçekleriyle görmeniz çok mümkün.
Evet ben bugün fark ettim ki, mutluluğumun sırrı çocukluğumda gizli. Çocukken zevk aldığım şeyleri hala hayatımda tutmayı başardığım için mutluyum. Kim ne derse desin. Boş iş desin, zaman kaybı desin. Hayat kısa, mutsuz olmak için vakit harcayamam. İsteyen koşuşturmaya devam etsin. Seçim sizin. 
Sevgiyle...

12 Aralık 2014 Cuma

Yazmak...




Yazmak...
Hepiniz yazar olmayabilirsiniz ama yazmak hayatınızın içinde dursun. Çok okumak, çok yazmak. Ne yazmak? İlle şiir yazmak değil, ille hikaye yazmak değil, ille roman yazmak değil. Ama unutmayın yazılı kültür sözlü kültürden bir adım daha öndedir, ilerdedir. Yani konuşmakla kalmayın, konuşmak kolay yazmaya geçin. Ne yazacaksınız, okuduğunuz kitaplardan sevdiğiniz cümleleri, sevdiğiniz filmlerin mesela özetlerini, sevdiğiniz sözleri, sevdiğiniz şiirlerden mısralar, beyitler. Bunları bir deftere geçirin. Günlük tutun. Günlüğünüzden öte ben size bir şey daha önereceğim. Rüya defteri tutun. Rüyalarınızı kaydedin, hayallerinizi kaydedin. Yani şu el şu kalemle birlikteliği, onu kağıt üzerine düşürmeyi alışkanlık hale getirsin. O defterler yıllar sonra açıp baksanız da bakmasanız da, sizin için en büyük hazine olacaktır. Diyor Nazan Bekiroğlu.

10 Aralık 2014 Çarşamba

Halloooooo : ) 2015 HOŞ GELSİN, HOŞ GİTSİN İNŞALLAH : )



Evet biliyorum hiç sesim çıkmıyor. Aslında çıkıyor da blogger da değil.Sosyal medya çıktı çıkalı bloga elim gitmiyor. 
Ben her yıl sonu oturur üşenmem yeni yıl için hedefler belirlerim kendime.
Şu kadar kitap okunacak.
Şu kadar film izlenecek.
Şu şu yerler gezilecek.
Şu kadar yürünecek.
Şunlar şunlar yapılacak vs. vs. vs.

Sonra yıl boyunca bir bir gerçekleştiririm hedeflerimi. 
Aşağı yukarı % 70-80 oranında da ulaşırım hedeflerime.
Az önce 2015 yılı hedeflerimi geçirdim aklımdan ve yeni sene için tek bir hedef belirlemeye karar verdim.

2015 YILI HEDEFİM
BÜTÜN BİR YILI
PLANSIZ PROGRAMSIZ
HİÇBİR ŞEY DÜŞÜNMEDEN
GÖNLÜM NASIL İSTİYORSA 
ÖYLE YAŞAMAK
kısaca hayatı akışına bırakmak : )

Sonra bir iyi hissettim kendimi. Yüksüz, sorumsuz vs gibi :)))
Belki seneye yine hedefler belirlerim kendime, çünkü ondan da zevk alıyorum ama bu sene böyle olmasını tercih ettim. 
Sonuçta hayat kısa. Ne zaman ne olacağı belli olmaz di mi?
O yüzden anın tadını çıkarıp, anda kalmak iyidir. : )))

Bu arada Hüsn-i Hat kursuna başladığımı söylemiş miydim? 
O da 2014 hedeflerim arasındaydı :))))))


2015 sürprizli olsun istiyorum. 
İnşallah hepimiz için sağlıklı, mutlu, huzurlu, sevmekten sevilmekten yorulduğumuz bir yıl olur.

Küçük bir not:
Buralara çok yazamasam da instagram da fena sayılmam :))) Nerelerdesin diyen blogdaşlarıma...
http://instagram.com/firdevsbucan

SEVGİYLE...

11 Eylül 2014 Perşembe

GÜNAYDIIIIIINNNNN ; )

     
Sabah sabah gene eğlenecek bir şey buldum ya ŞÜKÜR : )
Çoğu sabah bir telaş bir koşturmaca.  
Niye?
5 dk daha fazla uyuyabilmek için.
Haldur huldur sokaklara atmışım kendimi.
Geç kalma pahasına da olsa eğilip yerden kapmışım bir çınar yaprağı.
Ucu ucuna yetişmişim metroya.
 Tam kendime sote bir yer bulmuş soluklanıyorken blup arkadaşımdan günaydın mesajı geldi.
Saat 07:49
Metroya yetişmenin mutluluğu olsa gerek, mesajı okuduğum anda hızlı çekim misali içim birden bire çimlendi : ) Etraf yeşillendi, tomurcuklar patladı, çiçekler açtı.
Görseniz içim rengarenk.  
İşte tam o esnada iç sesten gayet melodik  bir tonlarda şöyle bir ses yükseldi.

GÜNAAYDIIIIIN GÜNEEEEŞŞŞŞ VE YEŞİL OVALAAARRRRR :)))))

Tabi ki yüksek sesle söyleyemedim ama (ki söyleyip metrodakileri şaşırtmayı çok isterdim)  en azından arkadaşıma günaydınım bu şeklilde oldu.
Elimde kurumuş çınar yaprağı, içim bahar bahçe.
Dışarıdan görünen benle içerideki benin tezatlığı .
Ve tabii ki bu enerji direk arkadaşıma da geçti. E sabah sabah beklemiyordu böyle bir karşılama :)
Ve eminim ki ondan da bir başkasına geçmiştir.

Bu bir zincir.
Sadece küçük bir gülümseme ile zinciri başlatın.
Sizin için çok sıradan gelen bu durum belki bir başkasının gününü kurtarır.
Benim de sizlerin de günü musmutlu, yemyeşil geçsin.

GÜNAAYDIIIIIN GÜNEEEEŞŞŞŞ VE YEŞİL OVALAAARRRRR :)))))

Sevgiyle…
 

KAÇ KİŞİ ONLINE