27 Şubat 2010 Cumartesi

Haydi Kıralım Hayallerimizi- Haşmet Babaoğlu


Aşk sevdiğini beklemektir
Oradayken, yanı başındayken bile sevdiğinin "gelmesi"ni beklemektir.
Aşk özlemektir.
Hep bir aradayken bile garip biçimde özlem duygusunun sürmesidir.
Aşk kaybederek kazanmaktır ve bu yönüyle eşsizdir.
Aşk zirveye tırmandığın anda ölmek, en derine daldığın anda boğulmak, mutlu olduğun anda ebedi huzura veda etmektir...
Aşk güvenliği tehdit eden ve fakat silahsız biricik cesarettir.
Uymuyor tabii bunlar şu bildik hayatımızın düzenine...
Çok şeye uymuyor.
O yüzden de "aşık mısın?" diye soruldu mu insan ürküyor.
O yüzden bir gece vakti insan kendi kendine "aşık mıyım?" diye sorduğunda, bu soruyu aklından nasıl kovacağını bilemiyor...
İyi de, diyorum ya, ne oluyor bu şarkılara, şiirlere, filmlere?
Ya sabah akşam aşktan söz eden şu cıvık "Biz evleniyoruz! kültürüne ne oluyor?
Bir yanlışlık var bu işte.
Korkakların barışını, tembellerin imanını, tuzu kuruların sevgisini kuşku süzgecinden geçirmenin zamanı gelmedi mi?
Canlar baktım uzun zamandır kitap önermemişim. Bu kitap tesadüfen elime geçenlerden.
Haşmet Babaoğlu'nu köşe yazılarından zaman zaman okurdum ama Yaşamdan Dakikalar programıyla daha çok dikkatimi çeker olmuştu. Programı takip ettiğimi bilen bir arkadaşım sayesinde bu kitabıyla tanıştım. Haşmet Babaoğlu bu kitabında hayata dair izlenimlerinden kesitler aktarmış. Ben keyifle okudum. Daha ilk yazıda durup şöyle bir kendimi sorgulama hissi uyandı içimde.
AYAKLARINIZIN ÜZERİNDE DURUYORSUNUZ.
TAMAM...İYİ DE...
BASTIĞINIZ YER NERESİ ?
Sevgiyle...

22 Şubat 2010 Pazartesi

Yeni Çanta Düzenleyicilerim



Canlar ben bu çanta düzenleyicilere fena taktım. Ben memnunum ya istiyorum ki herkes yapsın kullansın. Sabah cup 2 saniyede çanta değişikliği tamamdır.



Yapamayanlar da bana gelsin :) Bu düzenleyicileri Pasaj'ım için yaptım. Daha ayrıntılı fotolar Pasaj da

Aslında paylaşacak başka şeyler,yarım işler de var da biraz zaman sorunu var. Yarım işler bitecek fotolar çekilecek ki paylaşalım. Neyse ufak ufak halledicem hepsini.

Şimdilik öpüyor ve kaçıyorum. Herkes kendine iyi baksın :) sevgiler...



19 Şubat 2010 Cuma

Kedili Mor Çanta



Canlar nasılsınız görüşmeyeli :) Arayı biraz uzattım galiba. Bu hafta benim için epey yoğun geçti ama ben gene de araya bi çanta sıkıştırıverdim.


Sanırım kediler bi çoğunuza tanıdık gelmiştir. Yeğenim duvar sticker larının kağıtlarını atmamış. Kedilerin kalıbını oradan çıkardık. Fikir tamamen Elif'ime ait. Sağol canımın içi güzel fikir oldu.


Her zaman olduğu gibi kalıp çıkarıldı, keçeden kediler,kalpler hazırlandı.
Bu defa çantayla astar arasına ince elyaf kullandım. Elyafla kalın olur diye düşünüyordum ama hiç de öyle olmadı. Sonuçtan gayet memnun kaldım.


Şimdiye kadar yaptığım bütün çantaların sahibi belliydi. İlk defa yaptığım bi çantanın sahibi yok. Bakalım bu çanta kime kısmet olacak. Şu anda bucanni.pasaj da listede ( ayy benim de pasajım varmışta, ürün eklermişim) İlgilenen arkadaşlar varsa buyursun pasaj'a


Neyse canlar bu ara çooook işim var. Öncelikle deli gibi ders çalışmam lazım ama canım istemiyoooooo. Havalar da ısındı bi yandan gezmek, bi yandan okumak, bi yandan örmek, bi yandan dikmek istiyorum. Ama en çok da uyuyup güzelce bir dinlenmek.
Haydi bu günlük benden bu kadar. Artık uyku zamanı.
Hepinizi çoook öpüyorum.
Sevgiyle...

15 Şubat 2010 Pazartesi

İğnedanlık- Annem için





Şekerler şeker gibi bir iğnedanlık yaptım anneme. Aslında yapalı epey oldu ama ancak sıra geldi.
Daha önce de bizim Tuğbiş için düğünün de kullanmak üzere yapmıştım.


Tuğba'nın iğnedanlığını yaparken aşamalarını yayınladığım için bu sefer ayrıntıya girmedim. Yapılış aşamalarını merak eden arkadaşlar buraya bakabilirler.
Hepinize sevgiler....

12 Şubat 2010 Cuma

Benden Haberler- Yeni Ciciler


İlk önce uyku gözlüklerimle tanıştırayım sizi. Çok keyif alarak yaptım bunları. Ben aydınlıkta uyuyamayanlardanım. 2 sene önce deli gibi uyku gözlüğü arayıp nihayetinde zara da bulmuştum.
Tabi o zaman dikişle falan uğraşmıyodum. Sanırım ben genelde kendi ihtiyaçlarıma göre bişiler üretiyorum.

Bunlar da yeni çanta düzenleyicilerim. Üstteki 6 cepli, alttaki 5 cepli. İhtiyaca ve çantaların boyutuna göre büyük yada küçük tercih edilebilir.


Ay ben iyice satıcı ağzıyla konuşmaya başladım galiba. Eee bunun da bir sebebi var. Şekerlerim yukarda gördüğünüz bütün ürünlerim ayrıca bu yazımda ki makyaj çantası ve bu yazımdaki lila yelek de satılık. İlgilenen ilgilenmeyen bütün canlar haydin pasaj'a :)
Eksiklerim varsa uyarın beni...
Bu arada o kadar yorulmuşum ki, saatlerdir pasajı fotoğrafları düzenlicem diye helak olmuşum. Üstüne bide lodos çıktı tam oldu.
Artık biraz dinlenme zamanı. Canlar yarında Yalova'ya yolcuyum ziyaretlerimi dönünce yapıcam inşallah.
Hepinize mutlu, keyifli bir hafta sonu diliyorum.
Sevgiyle...




9 Şubat 2010 Salı

Mavi Kazak ve Saç Bandı


Bu yazımda bahsettiğim mavi kazağım bitti. Hatta bi gün giydim bile :) Sadece yaka kısmında hala kararsızım, kayık yaka boğazıma dayandığı için biraz rahatsız etti gibi. Yani her an yaka değişebilir.
Sağ alt köşede de artan yünden yaptığım saç bandımı görüyorsunuz. Kulaklar sıcacık :) Ben kıvırcık saç nedeniyle pek şapka takmayı sevmem ( laf aramızda saçım bozuluyo ) o yüzden de kışı bu tarz yün bantlarla geçiriyorum. Tığ ile bandı yaptıktan sonra üzerine zincir çekerek hazırladığım gülü diktim. Ben ve ablam çok sevdik. Bilmem siz ne dersiniz.
Neyse bu günlük marifetler bu kadar, biraz da kafam dolu aartık dinlenme zamanı.
Sağlıcakla kalın...

8 Şubat 2010 Pazartesi

Mor - İnci Aral


Biliyorsunuz ben kütüphane okuyucusuyum. Arada çok beğendiğim kitapları satın alırım ama çok okuduğum için çoğunlukla kütüphaneyi tercih ederim. İllada güncel kitapları okumalıyım diye bir takıntım yoktur. Genelde kitaplarımı hayal kırıklığına uğramamak adına tavsiye üzerine seçerim.
Kütüphane de aradığım kitapları bulamayınca tesadüfen seçtim Mor'u. İnci Aral'ı çok duyup hiç okumamıştım. Denemek istedim ve gerçekten beğendim.
24 saatlik zaman diliminde geçmesine rağmen romanın kurgusu çok güzel, konu bütünlüğü sağlanmış. Karakterler tek tek ele alınmış, özellikle yazarın kişilik analizini beğendim. Sürükleyici bir roman.
Ayrıca inci Aral Mor romanı ile Orhan Kemal roman ödülünü kazanmış.
***
Arka Kapak
Mor, küçük bir Ege kasabasında yaşayan dört çocuklu bir çiftçi ailesinin yıllara yayılmış trajik hikâyesini sürükleyici bir aşk ve entrika çerçevesinde günümüze taşıyarak yirmi dört saatlik bir zaman diliminde anlatan bir roman. '68 kuşağından, sistemin bir parçası haline gelmiş işadamı ve turizmci İlhan Sacit, kızı yaşındaki Renginur'a tutulup ondan bir de çocuk sahibi olunca karısını yıkmış, hırslı baldızının kinini bilemiştir. İlhan'ın kardeşi öğretim üyesi, hâlâ solcu ama kafası karışık Armağan, ağabeyinin tersine kapalı, kendini ağıra satan bir erkektir ve iletişim sorunları yüzünden evliliği bitmek üzeredir. Kızkardeş Gülcan'sa ailedeki ölüm ve intiharlardan sonra iyice umutsuz ve tükenmiş durumda alkole sığınmıştır. Aile çevresi, İlhan Sacit'in otelinde, evlilik dışı doğmuş çocuğunun birinci yaş günü dolayısıyla biraraya gelirler. Gece güzel başlayacak ama günün ilk saatlerinde beklenmedik bir cinayetle sona erecektir. İnci Aral, Mor'da ağırlıklı olarak insanların yaşadığı büyük yalnızlığı, evliliği işliyor ve kadınlara erkeklerin gözüyle bakmayı, erkek dünyasının gizlerini aralamayı başarıyor. Yeni Yalan Zamanlar üçlemesinin ikinci kitabı olan roman aynı zamanda Türkiye'nin tarımdan sanayiye geçiş sürecinde insanımızın savruluş ve dağılmalarının ipuçlarını saklıyor ve konu aldığı kişiler üzerinden 1940'lardan 2000'lere Türkiye'nin toplumsal panoramasını çiziyor.
***
Sevgiler...

7 Şubat 2010 Pazar

Bucanni-Hafta sonu


Bucanni bu hafta sonu kuzu kuzu evde takıldı :) Seviyorum hafta sonlarımı yazmayı.Lise boyunca 4 sene full günlük tutmuştum. Burası da günlük olduğuna göre sorun yok.
Cumartesi günü, önceden planlandığı üzere temizlik yaparak geçti denebilir. (malesef ) Akşamımızı ise Y ablamla bol muhabbet, örgü ve tv üçlüsü ile geçirdik. Bu arada mavi kazak bitti. En kısa zamanda fotolanacak.
Bu sabah ise güzel bir kahvaltının ardından kurdum tezgahı başladım ders çalışmaya. Saatin nasıl geçtiğini anlamadım bile. Uyy bu kadar uzun bi aradan sonra tekrar öğrenci olmak ne zormuş. Dersler bayağı birikmiş. Bi yerden başlamak lazımdı nihayet başlayabildim.
Derken akşam yemeğini de aradan çıkardıktan sonra ettikmi saati 20:00.
Benim için evdeysem saat 20:00-24:00 arası dinlenme ve özel zevklerimi yapma saatidir. Şu anda da bi yandan postumu yazarken bi yandan da Yetenek Sizsinizi izliyorum. Eğleniyorum bu programı izlerken. Favorim Yankı Akoğlu ve Gülşah Keskin ikilisi. Sesler süper dinlerken tüylerim diken diken oldu. İnanılmaz etkilediler beni. İnşallah finale kalırlar. (Ayy sanırım favorilerim artacak Jimnastikçi Sena'da süperdi.)
Ehh saat 23:00 gibide biraz kitabımı okursam bu hafta sonunu da böylelikle noktalarız.
Yazdıklarımı okudum da çok kesat geçmiş haftasonu yaw :)
Haydi öptüm herkesi....

5 Şubat 2010 Cuma

ARTWORKS 2010 PLASTİK SANATLAR SERGİSİ


* ARTWORKS 2010 PLASTİK SANATLAR SERGİSİ * ABRA SANAT GALERISI ORGANİZASYONU ,sergimizin açılışına tüm sanat severleri davet ediyoruz.
Tüm dostlar bir arada bulusalım. Yolumuza sanatla devam edelim. Sevgiyle ve dostlukla....Açılış Kokteylinde sizleri aramızda görmekten mutluluk duyarız.
AÇILIŞ KOKTEYL'İ O6 ŞUBAT C.TESİ 17.00 – 19.00arasındadır.
SERGİ ONLİNE OLARAK http://www.artzade.com/ ÜZERİNDEN İZLENİLEBİLİR
Sergi (06 Şubat 2010– 26 Şubat 2010) tarihleri arasında Pazar Günü Hariç hergün saat 10.00dan 18.00'e kadar Sanat severlerin ziyaretine açıktır. Adres: Basın Müzesi-divanyolu Cad. No:84Çemberlitaş/İstanbul (Sultan Ahmet) Tel.212 513 84 58mail:abrasanat@gmail.com
* * * * * * *
Canlar yukarıda ki davet Sevgili Mamilacığım'ın bloğundan alıntıdır. Kendisi de bu sergide yer alıyor.
Mamila'nın ben de yeri çok ayrı. Kendisi 2006 da blogcu.com da açtığım bloğuma ilk yorum yazan kişidir. Ne çok sevinmiştim o ilk yoruma. Mamilacığım çok sağol beni yüreklendirdiğin için.
Keşki İstanbul'da olsaydım da gelebilseydim. Bence artık bir sergi de Bursa'da açmalısınız :)
Sevgili İstanbul'lu blogcu arkadaşlarım bence bu kaçırılmayacak bir etkinlik. İnşallah bende online izlemeye çalışacağım.
Hepinize mutlu hafta sonları. Sevgiyle...

4 Şubat 2010 Perşembe

Mavi Kazak


Şekerler Bursa yine karlar altında. Bu gece -7 derece olcakmış. Eve geldim kombi açık olduğu halde ev buz gibi.
Tabi Buçani soyundan gelen bir laz olarak duruma kendimce bir çözüm buldum. (Valla laz deyip geçmeyin durum kurtarmada üstümüze yok bak ahanda çözüm buldum bile)
Anlatayım da gülün halime :)) Baktım battaniye altında oturmakla vakit geçmeyecek (haksızlık etmeyeyim bu şekilde bir kitap bitirdim) aldım notebookumu yanıma, çıktım kondüsyon bisikletimin üstüne hem spor yapıyorum, hem ısınıyorum ee biyandan da size yazıyorum daha ne olsun :) Bir taşla kaç kuş. Valla inanılmaz ısındım. Bide kondüsyon bisikletini elden çıkarmayı düşünüyodum. Valla olmaz doğalgaz fiyatları düşmediği sürece hayatta ayrılmam bisikletimden :))


Her neyse havalar böyle soğuyunca dadandım el örgü kazaklarıma. Allahtan her sene 1-2 tane örmüşüm bu sene bayağı işime yaradılar. Şu anda da örneğini gördüğünüz mavi kazağı örüyorum. Kolları kaldı bitek. İnşallah bitircem bu hafta. İşte böyle şekerler siz bu postu okurken ben kondüsyon bisikletimin tepesinde ısınıyor ve yağ yakıyor olacağım.
Haydi öpeyrum uşaklar, sağlıcakla kalın :)

2 Şubat 2010 Salı

Makyaj Çantası


Günlerdir elim dikişe gitmiyodu. Hatta elim hiç bir işe gitmiyodu. Bu sabah öyle bir baş ağrısı yaşadım ki boş durmanın bana yaramadığını anladım :) Her an başımın tekrar ağrıması endişesi ile geldim eve. Bu duygudan kurtulmanın tek çaresinin kafamı başka şeylerle meşgul etmek olduğunu bildiğimden, küçük çaplı bir çalışma yaptım. Çalışmanın sonunda güzel bir makyaj çantam oldu :)


Çantanın dışı saten içi de keten kumaştan. Astar yaptığım pembe kumaşı çantanın ağız kısmına da diktim.


Bu sefer kapama olarak cırt cırt kullandım. (acep başka ismi varmı ki bu cırt cırtın )
Üst sağ foto çantanın iç kısmının.


Çantanın üstünde ki aplikeyi bidenem BirSen yollamıştı. Hatta bu tarz bi dünya yollamış. Sağolasın gulüm yavaş yavaş kullanıcam hepsini :)
İşte bu gün de böyle geçti. Yarın bu günden daha iyi bir gün olsun inşallah. Hepiniz öpüldünüz.
Sevgiler...
 

KAÇ KİŞİ ONLINE