30 Nisan 2010 Cuma

Bucanni Dükkan


Canlar en sonunda bende dükkan işine girdim :)
Sebebini şöyle anlatayım gripten kırılıyoken elim bişeye gitmedi. Prison Breakin elimde olan bölümlerini tükettim ( yeni bölümler yarın geliyo yuppiii )
Tv de izleyecek bişey yok. Pc elimde blogları gezerken karar verdim ve uyguladım. Bi dükkanım eksikti o da oldu rahatladım :) Daha herşeyi ekleyemedim ama olsun hallederiz.
Haydi izleyin beni.
Öptüm hepinizi.

29 Nisan 2010 Perşembe

Patik (gri-pembe)


Şekerler patik modelim nasıl. Çok şirin dimi :) dizi izliyoruz ama arada ufak tefek bişeylerde yapıyoruz herhalde :)


Zaten benim derdim üretmekte değil, zaman ayırıp bloga eklemekte.
Bu patiği de bir ara yapmıştım. Mankenim de ablam :) rastgele örünce onun ayağına oldu.
Örebilene model olsun öremeyen Pasaja buyursun.
Sevgiyle...

28 Nisan 2010 Çarşamba

Ben Bir Hata Yaptım


Ben bu ara kapıldım gidiyorum haberiniz ola :)
İlk hatamı seneler önce Lost salgını sırasında yapmıştım. Deli gibi bölüm toplayıp peşpeşe saatlerce izliyordum. Bütün vaktim pc başında ziyan oluyordu. Velhasıl bir daha dizi mizi başlatmayacağım diye söz verdim kendime.
Herkes heroes, 4400, prison break övdü de övdü ve en sonunda dayanamadım başladım prison break izlemeye.
Valla hata yaptım. Akşam eve gider gitmez izlemeye başlıyorum yatana kadar devam.
Doğal olarak başka hiç birşeyle ilgilenemiyorum.
Yani canlarım yok oluşlarımın sebebi bundandır. Ama iyi haber üçüncü sezona başlamak üzereyim :) Az kaldı az bitsin de rahatlayayım.
Ama bir dahamı ;) artık söz veremiyorum kendime.

25 Nisan 2010 Pazar

Bahar-Botanik-İznik


Canlar nasılsınız? Görüşmeyeli bir hafta olmuş özlemişim buraları :)

Bu hafta biraz sevimsiz geçtiği için negatif enerjimi buralara yansıtmak istemedim. Bazen hepimize oluyor ya canımız hiç bişi yapmak istemiyor, işte benim için de şu bir kaç gün öyleydi.
Neyse ki geçti :) Cumartesi günü Botanik Park benim bütün stresimi aldı. Ne güzel bahar gelmiş. Renkler mükemmel. Yürüdüm, çimenlerde yuvarlandım, temiz havayı doldurdum ciğerlerime :) Rahatladım.


Bu gün ise bütün gün iznikteydim. Çok güzel fotoğraflar çektim ama hepsini eklemek çok zahmetli. En beğendiğim yer göl olduğu için göl manzarası paylaşmayı tercih ettim. İznik gerçekten huzurlu bir yer. Her yer tarih kokuyor. Çiniler ayrı güzel.

Bu gölün kenarında insan saatlerce oturabilir.
Anlayacağınız bayağı enerji topladım, bakalım kaç gün gidecek :)

19 Nisan 2010 Pazartesi

Uyku Gözlüğü (çiçek)


Uyku gözlüklerine devam. Uyku gözlüğümün diğer fotolarına bakmak isterseniz Pasajımdan bakabilirsiniz.

Aslında yazda geliyor bir iki elbise dikmek istiyorum ama büyük şeylere girişmeyi gözüm almıyor. Aslında kafamda bir model de yok. Bakalım yapiciz bişiler :)

Mutlu, huzurlu bir hafta dileğiyle...

17 Nisan 2010 Cumartesi

Portobello Cadısı - Paulo Coelho

Kitap hakkında iyi kötü bir çok yorum var. Ben kitabı beğenenler arasındayım. Bence okumaya değer.


Onu yakından tanıyan, belki de hiç tanımayan dostlarının ağzından Kim olduğumuzdan emin olmasak da, kendimize karşı her zaman içten olma cesaretini nasıl ediniriz? Paulo Coelho, yeni romanı Portobello Cadısı'nda bu sorunun yanıtını arıyor. Portobello Cadısı, Athena adlı gizemli bir kadının öyküsünü, onu çok iyi tanıyan -ya da hiç tanımayan- yakınlarının ağzından anlatıyor. İnsanlar bir gerçeklik yaratıyorlar, sonra da kendi yarattıkları gerçekliğin kurbanı oluyorlar. Athena işte buna başkaldırdı ve bunun için büyük bir bedel ödedi... Heron Ryan, gazeteci Athena, duygularımı biraz olsun göz önüne almadan kullandı ve yönlendirdi beni. Hocamdı, kutsal sırları aktarmayı, aslında hepimizde var olan o bilinmeyen gücü uyandırmayı üstlenmişti. O yabancı denize atıldığımızda, bize yol gösterenlere körü körüne güveniriz, çünkü bizden daha fazla bildiklerine inanırız... Andrea McCain Tiyatro Oyuncusu Athena'nın en büyük sorunu,21. yüzyılda yaşayan bir 22. yüzyıl kadını olması ve bu gerçeği hiç gizlememesiydi. Bir bedel ödedi mi? Kuşkusuz, ödedi. Ama coşkuyla taşan gerçek benliğini bastırsaydı, çok daha büyük bir bedel ödeyecekti. Durmadan 'başkaları ne der' diye kaygılanan, kırgın ve mutsuz biri olacaktı... Deidre O'Neill, Edda diye biliniyor (Tanıtım Yazısından)

15 Nisan 2010 Perşembe

Yeni Taçlar


Yeni taçlar yaptım, daha bir sürü yapıcam bi dünya malzemem var tüketmek lazım dimi :)
Yukarıdaki pembiş taç pasajımda yerini aldı. Ayrıntılı foto isterseniz burdan buyrun


Bu güllü tacım ise gösteri kıyafetine uyduğu için arkadaşımın kızına gitti.

Bu alttaki minik tokayı ise ben az önce yaptım. Arkadaşımın bide 2,5 yaşında kızı var.
Küçük diye ablasından geri mi kalsın dimi ama :)


Ehh postumu da hazırladığıma göre biraz kitap okuyup yatacağım. Kitap delisi ben nedense bu ara pek okuyamıyorum ve bu bende resmen vicdan rahatsızlığı yapıyor. Neyse saat çok geç olmadan biraz okuyacağım.
Hepinize iyi uykular...

13 Nisan 2010 Salı

Çanta İçi Düzenleyici ( yeşil )


Şekerlerim öncelikle foto konusundaki önerileriniz için çook teşekkürler. Gece çekimlerinde zemini beyaz tutunca bir parça daha iyi oluyor fotolar.
Gelelim benim çanta düzenleyicime epey oldu yapalı. Pasajıma çoktan ekledim bile. Çok severek yaptım kendisini :) Üzerinde ki koca koca yeşil puanlara bayıldım .

Üst foto çanta içindeki duruşu. Ben arada kalan boşluğa fotoğraf makinamı ve kitabımı koyuyorum.
Şekerlerim maalesef ki ben çok istesemde akşamdan yarın ne giyeceğini hazırlayan insanlardan olamadım. Benim evim de her sabah bir koşuşturmaca olur :) çabuk çabuk giyecek seçilir, makyaj yapılır ve son anda da çanta değiştirilir. İşte benim sevgili çanta içi düzenleyicilerim bu koşuşturmacalarımın ürünüdür :)

Bu arada taçlarımın fotolarını da bir ara ekleyeceğim önerileriniz sayesinde bir iki güzel poz yakaladım.
Taç yapmak ta çok keyifliymiş. Dayanamayıp öyle çok malzeme alıyorum ki sözde pasajda satış yaptığım halde sanırım zarardayım :)))
Ama olsun her zaman dediğim gibi terapist yerine ıncık cıncığa para vermek iyidir.
Yaşasın El İşleri :)))

Pembe Saçlı Kız Broş


İMDAAAAT
Gece güzel foto çekmeyi başaran arkadaşlar lütfen püf noktaları bizimlede paylaşsın :)
Bir şey üretirmekten ne kadar zevk alıyorsam onu fotolayıp bloga eklemekten o kadar eziyet duyuyorum. Özellikle foto kısmı çıldırtıcı. Doğru renkleri yakalayana kadar imanım gevriyor. Çoğu zaman foto yüzünden post hazırlamaya üşeniyorum. Ayyy ne dertlendim dimi :)



Dertlendim çünkü ne güzel bir taç yapmıştım. Düzgün foto yakalayamadığım için vazgeçtim eklemekten.
Neyse yukarda ki broşu ekledim bende. Gerçi onda da renkler tam değil ama napalım idare edicim artık. Halbu ki ne şirin ne canlı bişi olduydu :)

Evet arkadaşlar gerçekten fotoğraf konusunda bilgisi olanlardan rica ediyorum gece çekimlerinde kolaylık sağlayacak bilgileriniz varsa lütfen paylaşın bizimle.
Hepinizi öpüyorum. Neşeli günler...
Sevgiyle...


10 Nisan 2010 Cumartesi

Uyku Gözlüğü Çiçekli Böcüklü


Şekerlerim aslında bu uyku gözlüğünü yapalı epey oldu. Psjıma göz gezdirenler olduysa zaten orada görmüşsünüzdür ama görmeyenler varsa diye buraya da eklemek istedim.


Bu uyku gözlüğünün hikayesi psjıma düşen bir msj la başladı. Sevgili Eda bu uyku gözlüğünü başka bir yerde görmüş, beğenmiş. Bana fotosunu yolladı. Bende onun için ve kendim için ( çünkü yaparken çok eğleniyorum ) minik minik, çıtır çıtır hazırladım bu gözlüğü. Sağolsun çokda beğendiğini dile getirdi. Güle güle kullansın dicem ama uyurken takacağına göre mışıl mışıl kullansın :)
Bu hafta sonu üretime ara verip Yalova'ya gidiyorum :) Valla ne yalan söyliyeyim hiç te ara vermek istemiyorum. Hatta acaba malzemelerimi demi götürsem diye düşünmedim değil.
Sonra boşverdim zaten vaktim olmaz şincik biz kaynaşıp sabahlara kadar muhabbet ederiz.
Hepinize mutlu huzurlu bir hafta sonu diliyorum. Sevgiler...

8 Nisan 2010 Perşembe

Bucanni daldan dala konmaya devam ediyor :)


Keçeden taç yaptım rahatladım :) bide güllü dantelli deneme yapayım dedim. Papatyalıyı çok sevmiştim ama buna bayıldım bayıldım.


İnsan bu kadar mı mutlu olur yaptıklarıyla :)
Ama bide istikrar olur insanda dimi. Yok benim herşeyden birer tane de olsa yapmam lazım. Yoksa kurtlu bünye rahat durmuyo. Şimdi gözümü Şehnaz'ın peçete transverli taşlarına diktim. Ama önce taş bulmam lazım :)


Ama ablaları baksanıza ne kadar süslü olmuş dimi :)
Haydi öptüm hepinizi...

7 Nisan 2010 Çarşamba

Taç Papatya

Hani kuşlar ağaçlaaaar....
Binbir renkli çiçekler....
Nasıl yakalamıştııııık....
Saçlarından baharı :))

Ay tam türk filmi tadında bir taç yaptım. Ben papatyaları yaparken gözümün önünde Tarık Akan ve Hülya Koçyiğit çimenlerde koşuşturup durdular :)


Bu ara keçelere sardırdım. Çok keyifli çoook. Dikişdeki gibi etrafda kirlenmiyo, oturduğum yerden keyifli keyifli yapıyorum yapacağımı. Bakalım ne kadar sürecek bu ilgi. Bendeniz maymun iştahlıyım ya daldan dala konarım öyle.


Ama nasıl olmuş, benim çook hoşuma gitti. Gidip gidip sevesim geliyo :)) Yarın bi tane daha yapmak istiyorum. Bakalım ne çıkacak.
Valla gece uykumda bile kendimi neyi nasıl yapacağımı tasarlarken yakalıyorum. Delimiyim ne :)
Günlerce evde oturup incik boncuklarımla oynamak istiyorum. Ne yapayım keyif alıyorum bu işten. Bütün takipcilerim hepinize tavsiye ediyorum. Kendinizi meşgul edin derdi tasayı unutun.
Öptüm hepinizi, iyi geceler.

5 Nisan 2010 Pazartesi

Bursa'lı Blogcanlar Buluşması


Eveeet işte blogcanlar buluşması. Öncelikle emeği geçen bütün arkadaşlarıma ve Osmangazi Belediyesine teşekkürlerimi sunarım :)


Sonrada sevgili Çelebi74 de çok teşekkür ediyorum buluşmaya katılmama sebebiyet verdiği için. Ben Bursa'da yaşıyor olduğum halde (kendi işlerime öyle dalmışım ki) organizasyondan bihaberken kendisi taaaa İstanbul'dan bana haber verdi. Sağol şekercim sayende güzel bir gün geçirmiş oldum. Fotoğrafta gördüğünüz gibi katılım da fena değildi.

Katılımcılar: kurdelenakışı, Annemineli, Çelebi74, Sümbül zerafeti,turkuazlale, dilekmutfakta, çatlak cafe, smilena,yarenin günlüğü, bizimgibiler, ezgili tarifler, şehribursa, yüregimden inciler,evde pasta, düşlerimin incisi (umarım arada gözden kaçırdığım kimse yoktur)

Hiç bu kadar çok hamaratı bir arada görmemiştim :) Sohbet, muhabbet fotoğraf derken zamanın nasıl geçtiğini anlamadım.


Yukarıdaki maharetleri ekleyip eklememekte karasız kaldım malum akşam saati herkes acıkmıştır :) Ama eklememekte haksızlık olurdu. Hepsi Bursalı bloggerların el emeği.


İşte bunlarda sevgili Çelebi74'ün bizlere hediyesi. Canım ne kadar incesin. Karta dikkatinizi çekmek isterim. Hepimize ayrı ayrı emek etmiş. Tekrar sağol canım.


Buda sevgili şehribursadan'ın hediyesi. Sağolsun kendisi bu buluşma için bayağı emek etmiş.


Ve incik boncuklarda çam sakızı çoban armağanı benim hediyelerim. Ehh mutfakta bi işe yaramayınca bende anladığım dilden bişeyler yapmak istedim.

Yani canlar gerçekten iyi vakit geçirdim. Herşey çok güzeldi. Arkadaşlar hepinizle tanıştığıma çok sevindim. Bir dahaki buluşmada görüşmek dileğiyle.

Son olarak buluşma yerimizden, Bursamın tarihi mekanlarından biri olan Haraççıoğlu Medresesinden bahsetmek istiyorum.


Bursa'nın en eski yerleşim yerlerinden olan Kavaklı Caddesi'nde zaviye veya nakşibendi tekkesi olarak yapılmış, 1852'de medrese haline çevrilmiş ve değerli bir kütüphaneyi barındırımış tarihi bir yapıdır

Yapı, Bursa'daki Hristiyanlar'dan haraç ve cizye vergilerini topladıkları için Haraççıoğlu veya Cizyederzade olarak anılan bir aile tarafından yaptırılmıştır. Haraççıoğlu Ailesi, 16. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Bursa ayanlığını yürütmüş yani halk ile devlet arasında irtibat sağlama işlevini yüklenmişlerdi. O yıllarda ordunun peksimet ihtiyacını karşılayan Bursa'ya peksimet talebi Bursa Ayanı'na iletilirdi. Bursa ayanlığı, Haraççıoğulları'nın görevden ayrılması ile kaldırılmış ve işler kurulan bir heyet tarafından yürütülmeye başlamıştı. Zaviyeyi yaptıran Cizyederzage Hüseyin Ağa ile ilerki yıllarda zaviyede görev yapan diğer şeyhler Kavaklı Caddesi üzerindeki Dar'ul Kura Camii bahçesine gömülmüştür.
Medresenin haziresinde Cizyederzade ailesi bireyleri ile Rumeli Fatihlerinden Hacı İvaz Paşa'nın mezarı bulunur. Hacı İvaz Paşa Yeşil Türbe'nın mimarıdır.
Sevgiyle...


4 Nisan 2010 Pazar

Makyaj Çantası (çiçekli)


Evet canlar artık sınavlar da bittiğine göre kaldığımız yerden devam etme zamanıdır.
Yukarıda görmüş olduğunuz huzur desenli :) makyaj çantası. Bidenem BirSen'in yapmış olduğu makyaj çantasından yardım alınarak yapıldı. Birsen aşama aşama vermişti nasıl yapacağımızı. İlgilenenler buraya bakabilir. Gerçi ben birebir aynı yapmadım ama, fermuar dikme ve astarlama aşamalarında bayağı faydalandım. Bu arada BirSen'im tekrar tebrikler. Çok mutlu ol emi :)
Gelelim hafta sonunun diğer güzelliğine. Dün Bursa'lı blogcanlar buluştuk :) Gerçekten keyifli saatler geçirdim. Hepsi birbirinden cici ve sempatik arkadaşlar edindim.
Ayrıntıları daha sonra fotolarla beraber aktaracağım. Hepinizi öpüyorum. Mutlu pazarlar...
 

KAÇ KİŞİ ONLINE