18 Eylül 2012 Salı

Hayat Bazen Zor Ama Çoğunlukla Güzel : )


11. Eylül…
Kimimize göre iyi, kimimize göre kötü bir sürü şey çağrıştıran 11 Eylül.

2 gün çekilen çılgın ağrılar sonucun da soluğu hastanede alıyorum. Sol ayak parmaklarım savaşmaktan vazgeçmiş, çok güçsüzler. Durumum biraz gecikmiş gibi görünüyor. Ama bana umut veren bir çift gülümseyen göz, seni kesicem yapıcak bişey yok diyor. Tamam diyorum HER ŞEYE RAZIYIM yeter ki ağrım son bulsun, ama sabah kes ailem yanımda olsun.

Henüz ayağımda güç kaybı olmadığı için gönlüm bir parça rahat. Ağrımı sonlandırmak için çakıyorlar dolantini, ohhh ağrıda kesiliyor keyfim tıkır. Sabah yeşilleri giyip güle oynaya fotolar çektiriyorum. Görevli sedyeyi getiriyor. Tam sedyeye gidecekken sendeliyorum. Anlıyorum ki ayakta gitmiş. Ameliyattan korkmuyorum ama beni uyutma işi uzadıkça endişelerim artmaya başlıyor. Şakaya gelmez bel fıtığı ameliyatı, sinir bir zedelenirse bittim. Allah korusun felç bile kalabilirsin. Neyse ki beni uyutuyorlar, kendimi Allah’a emanet ediyorum gerisi hayal alemi….

Saat 11:20 İlk hatırladığım iyimisin sorusu, iyiyim diyorum ama sesim çıkıyor mu emin değilim ve inanılmaz bir üşüme. Sadece üzerimi örtsünler istiyorum.

Derken doktorum geliyor, bileğini oynat ayağını kendine çek diyor. Cıx ayakta tık yok. Önce sallamıyorum çünkü daha ameliyattan yeni çıkmışım. Doktor gidip gelip ayağını oynat dedikçe ve gülen gözleri endişeli bakışlara dönüştükce anlıyorum ki bir terslik var. Sadece diyor ki, bu bir süreç düzelecek. İyi hoş süreç de bu süreç 1 hafta mı? 1 ay mı? 1 yıl mı? Ve devam eden 3-4 saat içime kapanıyorum, uyuyor numarasındayım.
Sonraki konuşma daha beter. Bir süre (o süre belirsiz) koltuk değnekleriyle yürümelisin, yanında biri olsun, yalnız herhangi bir şey yapma. Senden tek istediğim şey düşme...

İç hesaplaşma başlıyor.
Düzelir miyim? Düzelmezsem ne olur? Her türlü yalnızlığı seven ben birilerine bağımlı nasıl yaşarım? Kimseden kolay kolay birşey isteyemeyen ben insanlara yük olacağım vs. vs. vs.
Sonrasında kabullenme, kendimi teselli etme kısmı geliyor. Beterin beteri var en azından destekle yürüyebilirim. Ya hiç yürüyemeyecek olsaydım. Şükret haline. Endişe içindeyim.

O arada Çaçacım geliyor. Benim durumuma benzer bir olay yaşayan tanıdığını anlatıyor, her şeyin yoluna girdiğini söylüyor. İşte bu benim ihtiyacım olan küçücük bir kıvılcım, UMUT.
Derken odayı iş arkadaşlarım dolduruyor. O depresif halden manik hale geçiyorum. Sanki hiçbir sorun yokmuş gibi sürekli gülüyorum ve konuşuyorum. Yıldız ablamın ve Çaçamın şifalı elleri benim bacakta, sürekli bir masaj halindeler.

Derken benim ayak 1cm cikte olsa hareket kazanıyor. Gece bir ara beni yürütüyorlar, ayağımın durumu fena değil. Gözüm koridordaki tv ye takılıyor. Türkiye 2 Estonya O. Tüh diyorum maçı da izleyemedik. Kendime gülüyorum. Azıcık gözüm açıldı ya birden maç önem kazandı. Ve saat 24:00 de canım sol ayağ eski hareketine ve neşesine kavuşuyor :)))) Doktorumu bulup beni de şifa görenler hanesine yazmasını söylemek için can atıyorum :)) Yüzüm de güller açıyor :)))

Ve bugün kontrole gidiyorum. Soruyorum doktoruma, içimde ki çingene kalabilir mi? :)))) Kalsın diyor, yapmak istediğin herşeyi yapabilirsin :))))

Bildiğim bir şey var ki ben Allah’ın sevdiği kuluyum. Derdi veren, dermanı da veriyor. Mutluyum…

Bu süreç de farkettiğim en kıymetli şeyse dostlarım. Etrafıma şöyle bir bakıyorum da ben hep kötü gün dostu biriktirmişim, iyi günde dost bulmak kolay. Ben çok şanslıyım.

Dostlarııım hangi birinizin adını yazayım ki, her birinize tek tek tek tek teşekkür etmek istiyorum yanımda olduğunuz ve olmaya devam ettiğiniz için.
Çok şanslıyım ailem hep yanım da olduğu için.
Huriye ablama teşekkür etmek istiyorum. Gördüğüm anda güven duymamı sağlayan doktorumla beni buluşturduğu için.

Ve sıra geldi baş kahramanıma :))
Doktorum Op.Dr. Alper Türkkan’a milyonlarca kez teşekkür etmek istiyorum. Gülen gözleriyle bana cesaret verdiği ve başarılı operasyonum için.

Sevgiyle...

9 yorum:

Sandukam dedi ki...

geçmiş olsun, Allah şifa versin hep.

AtolyeKedi dedi ki...

Çok çok geçmiş olsun!

suzan hobi dedi ki...

çok çok geçmiş olsun bucanni baştan sona soluk soluğa ve endişeyle okudum yazdıklarınızı,herkesin bir şekilde bir imtihanı var değilmi? bende tip 1 diyabetliyim 20 yaşımdan beri bu hastalıkla mücadele etmeye çalışıyorum ama hayata tutunacak o kadar çok sebebim varki:)) eminim sizinde öyledir ALLAHTAN acil şifalar diliyorum umudunuz hiç bir zaman sönmesin ALLAH yar ve yardımcınız olsun sağlıklı uzunn bir ömür diliyorum sevgiyle kalın

çiçek dedi ki...

Çok geçmiş olsun.iyi olduğunuza sevindim..sevgiler..

BlogVintage Duygular dedi ki...

Çok çok geçmiş olsun

ANTİGONE dedi ki...

çok çok geçmiş olsun canım. olaylara bakış açına hayran kaldım, bravo sana valla!

ada ve deniz dedi ki...

çok geçmiş olsun, keyifsiz zamanlar yaşamışsın ama buraya bunları yazabilecek kadar iyi olman çok güzel:)))

Dilekkmutfakta dedi ki...

canım, çookk çok geçmiş olsun,Allah bir daha göstermesin,inşallah en kısa zamanda eskisinden daha iyi olacaksın,sevgiler...

Bucanni dedi ki...

Canlar çok teşekkür ederim güzel dilekleriniz için :) Sevgiyle...

 

KAÇ KİŞİ ONLINE