29 Haziran 2013 Cumartesi

Bu Aralar...


Uzuun bir aradan sonra dikiş makinemle tekrar haşır neşiriz. Bu aralar sadece küçük küçük flörtleşiyoruz kendisiyle ama ikimizde daha samimi olmayı diliyoruz ; )
Üst fotoğrafta ki yastıkları sırf kumaşa deli olduğum için diktim. Valla beyaz mobilyama da çok yakıştılar :)


Şekerlerim ise ihtiyaçtan dikildi. Balkon sandalyelerimde daha rahat oturalım diye. Bel boşluklarımızı doldurma amaçlı ; )
E bahanecekde tekrar makinemin başına oturmuş oldum.


Ahh benim çarpı işim. 1cm e 10 çarpı düşen, çook ince bir etamine yaptığım için, kısa süre de yoruyor gözlerimi. Biran önce bitsin istiyorum.


E şimdi bu kot paçasını niye koydun ki buraya demeyin. Kendisi çook kiymetli, kot pantolonlarım arasında en sevdiğimdi. O sebepten burada olmayı hak ediyor. 
Öyle ki artık diz üstüne gelen yerler incecik kalmıştı. Sonrasında cırt, orada bir yırtık oluştu : ) Olsun dedim inatla giymeye devam ettim. Ta ki yırtık boydan boya uzayana kadar.
Ama gördüğünüz gibi hala pes etmiş değilim. Paçalar kesildi, fisto eklendi. Bir süre daha en azından şort olarak benimle olmaya devam edecek ; ) 

Ve her zaman ki gibi bolca kitap okuyorum. Ama hadi sizde okuyun diyebileceğim kadar kıymetli bir kitap düşmedi elime.
Hep orta karar kitaplar.
En çok Elif Şafak'ın İskender'i sevdim. 

He bir de bu aralar, her akşam bir saat de olsa dinlediğim Göksel Baktagir var hayatımda. Çook karmaşık bir dönem de Konservatuardan hocam bir kasetini vermişti bana. Demişti ki, al kahveni, geç pencerenin önüne, dinle... Gör bak ruhun nasıl hafifleyecek. 


Ruhunuz huzurda olsun..
Sevgiyle...

24 Haziran 2013 Pazartesi

Şükürler Olsun

Her gün aynı yoldan gidiyorum işe ama doğanın bana sundukları hep farklı. Hayatımda ki tüm güzellikler için şükürler olsun.
 Teşekkürler Allahım.
 

15 Haziran 2013 Cumartesi

Kanaviçe Severler Buraya ; )


Hafta sonu Yalova'daydım. Bilen bilir benim ailem Yalova'da.


Oldum olası keyif alırım sandık, bohça karıştırma işlerinden. Çocukken annemi sandık başında yakaladık mı, hemen üşüşürdük başına. Üç kızız biz, hemen pay ederdik sandıktakileri, bu benim, şu senin diye:))


Hala da aynıyız. Hafta sonu kanaviçe muhabbeti yaparken annem bir bohça kanaviçe getirdi odaya.


Allahıım ne güzel şeyler. Takımlardan alamadım ama iki tane bir yastıkta kocayın yastık kılıfı kaptım :)))
Eskiler ne güzel de düşünmüş "Bir yastıkta kocayın" Belki de bu ufak tefek ayrıntılar tutuyordu onları bir yastıkta kocamaya. Boşanmalar ne kadar azdı. Şimdiyse oldukça normal geliyor.


Neyse biz gelelim konumuza. Ben bunları nasıl değerlendiririm ki derken, ani bir kararla bir tanesini buzdolabı örtüsü olarak kullanmaya karar verdim.


Çok da hoşlandım bu kararımdan. Her mutfağa girdiğimde sevgiyle bakıyorum karanfillerime : )
Diğerine gelince, onu hiç farklı bir kişiliğe bürümeye çalışmayacağım. Direk amacına uygun kullanmayı düşünüyorum. Ama önce bir tane bir yastıkta kocayın yastığı dikmem lazım :)))

YERÇEKİMLİ  KARANFİL 
Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte 
Sen de bir başkasına  veriyorsun daha güzel 
O başkası yok mu bir yanındakine veriyor 
Derken karanfil elden ele. 
  Edip CANSEVER  

Hafta sonunuz musmutlu geçsin. Hayat arkadaşınızı buldunuzsa * Bir Yastıkta Kocayın*, bulamadınızsa tez vakitte kavuşun sol yanınıza.

Sevgiyle...
 

KAÇ KİŞİ ONLINE