28 Aralık 2011 Çarşamba

İyileştiren sevgilere ihtiyacı var insanın

İyileştiren sevgilere ihtiyacı var insanın
Seni tüm zaaflarınla hatalarınla kabul eden
Tüm korkularınla bilen
Hesapsızca ve sorgusuz
Şartsız ve koşulsuz
Bencilce olmayan
"Benim" den önce senin olan
Onaylamasa da kabul eden bir yumuşaklıkta
Kalbinin içi kadar bir uzaklıkta
Sonuçta değil süreçte iyi gelen
İyileştiren sevgilere ihtiyacı var insanın.
Düşüncesi bile gülümseten
Omuzlarındaki tüm yüklerinden seni azad eden
Keder değil yaşama sevinci veren
Tüm yaralarını kendi bile fark etmeden saran
İyileştiren iyi gelen sevgilere ihtiyacı var insanın.
Beklentileriyle yormayan fazla soru sormayan
Yanında sen gibi sen olduğun
Tüm yanlış bildiklerini unuttuğun
Hiçbir hesap yapmadığın yapamadığın
İyi gelen iyileştiren sevgilere ihtiyacı var insanın.
Seni kalıplar içine sıkıştırmayan
Tüm kayıp taraflarını bakışlarıyla bulduran
En beceriksiz taraflarını
Sevimli bir çocuğun yaramazlığı gibi görüp Seni sevmeye daha da sarılan
İyileştiren iyi gelen sevgilere ihtiyacı var insanın.

Sevgiyle ve Aşkla......

25 Aralık 2011 Pazar

Hoşgeldin Hüsnü ARKAN - Birsen TEZER



İçimi titretiyo, nasıl hemde nasıl kelimeler kifayetsiz.

Aynen bu içtenlikle Hoşgeldin diyebileceğiniz insanlar olsun hayatınızda...

Sevgiyle ve Aşkla....

20 Aralık 2011 Salı

Ah buGÜN ahhhh gene içimde çiçekler açtırdın...

Bazen doyum tavan yapar ya, işte öyle bir gün geçirdim ben bugün. Hiç yoktan durup dururken, tamamen plansız programsız. Tek sebep beklemek zorunda olduğum 3 saati bi şekilde değerlendirmek...

20.12.2011 Salı, değerli günlerden birtanesi daha. Belki okuyanlara çok basit gelecek *aman alt tarafı bir film izlemişsin diyecekler* Cıx öyle değil işte.
Dedemin İnsanları varya, benimde dedemin insanları. İşte meselenin özü bu...



Nasıl bir duygudur evinden-barkından,yerinden-yurdundan koparılmak. Düşüncesi bile beter ve ben yazarken gene göz yaşlarıma engel olamıyorum.

*MÜBADELE* Yıllarca dinledim anneannemden, ne hasretle anlatırdı.

1 sene boyunca 50 gemiyle 2 milyon insanı oradan oraya taşımışlar durmuşlar.
Kimbilir yollarda ne canlar telef olmuş gitmiş. Sadece KADER ve ALIN YAZISI demek düşmüş insanlara.

Ve Çağan Irmak gene yapmış yapacağını. Hem ağladım hem güldüm, çok etkilendim çooook. Belki benim Anneannemin ve dedemin mübadiller içinde olması beni bu kadar etkiledi. Ama yok canım insan olan herkesi etkiler bu yaşananlar.

Ve ben gene bi dünya replik çaldım filmden, *accık üç şekerli*yim ya : )

-İşte sevdiklerimden bitane *Sen kırkyıllık assoliste şarkımı öğretiyorsun* : )

-Sonra yazı geçirmek için bağ evine gittiklerinde kapıyı kahkahalarla açmaları çok hoşuma gitti *bütün yaz kahkahalı neşeli geçsin diye*

-Bide bi kefen sahnesi var. Ölmeden önce insanın kendi kefen bohçasını hazırlaması *düşündürdü beni*

-Ve Çetin Tekindor;
Diyecek kelime yok Allah uzun ömür versin ki ben onu milyon kere daha izleyebileyim.

-Ve Son olarak;
Dedem hep bi memlekete gidebilsek dermiş. Onunda ömrü vefa etmemiş.Bende dedemin torunuysam o Yunanistan'a gidilecek, onların adımlarının üstüne basılacak.
******
Bazen böyle oluyo işte. Çok dolu geçecek sandığın bir gün bomboş, bomboş geçecek sandığın bir gün ise dopdolu tadından yenmez bi hal alıyo. İşte ben böyle bir gün geçirdim bugün...

Sevgiyle ve aşkla....

9 Kasım 2011 Çarşamba

Huzur....



Böyle bi gönlüm ferah, yüreğim geniş. Böyle sanki omuzlarımdan bi yük kalkmış gibi. Dışarısı buz gibi soğukken sıcacık sobanın yanıbaşında oturmuşum gibi, böyle bi enteresan hisler içindeyim, haydi hayırlısı...

5 Kasım 2011 Cumartesi

Kurban Bayramı

Canlar Kurban Bayramınızı Kutluyorum, Sevdiklerinizle Birlikte Nice Bayramlar Geçirmenizi Diliyorum.

Sevgiyle ve Aşkla....

2 Kasım 2011 Çarşamba

OD- İskender Pala




OD-Bir 'YUNUS' Romanı-İskender Pala




"İki kişinin birbirini sevmesi,birbirini dost edinmesi, sahip edinmesi demektir. Tıpkı Allah'ın kulu, kulunda Allah'ı sevmesi gibi, zira ki Allah kulunu sevmeseydi kul Allah'ı sevmezdi. Sen beni sevdiğin, ben de seni sevdiğim için aramızda bir dünya yaratıldı. Ben de, sen de bu dünyadaki her şeyi sevdik; her şey de bizi sevdi. Tıpkı alemdeki her şeyin Allah'ı sevmesi gibi."


Belki kitap üzerine daha yazılacak çok şey var ama dayanamadım bu kısmı paylaşmak istedim. Henüz yeni başladım okumaya, ama sevdim ben bu kitabı : )

"Hep çok şeye sahip olmayı değil, az şeye ihtiyaç duymayı istemişimdir."

Aşkla.....

24 Ekim 2011 Pazartesi

Bucanni'den Haberler

Esti bana bu gün bişeyler yazasım geldi. Bunda tabiki siz sevgili dostlarımın gönderdiği maillerin etkisi var. Merak etmeyin canlarım benden yana inişli çıkışlı ama herşey yolunda. Sadece blogdan uzak kala kala tembelleştim o kadar.

Görüşemediğimiz süreçte bir sürü şey oldu ama ben bu gün sadece benim için en kıymetli olan son gezimden bahsetmek istiyorum.

Belki bir çoğunuzun vardır bilemiyorum yoksa da hemen bir tane hazırlayın diyorum. Ne mi? Hayal Panosu : )

Son bir kaç senedir sürekli evle ilgili olumlama çalışmaları yapıp hayaller kuruyodum. Allah bana nasip etti ve ben evimi aldım. E baktım bu yöntem işe yarıyo yeni evime taşınınca kendime bir tane hayal panosu hazırladım. : ) Tahmin edebileceğiniz gibi hayal panoma bi dünya şey astım. Almak istediklerim, görmek istediklerim, yaşamak istediklerim vs. vs.

En büyük hayallerimden biri de Kapadokya da Balona binmekti :) Panoma bide uçan balon resmi koydum. Bu hayalimi bilen bi arkadaşım Göremede 2 günlük tatil fırsatı yakalamış : )

İşte herşey o tatil fırsatıyla başladı : ) Bi gün bide baktım Uçan Balonun tepesinde gökyüzündeyim : )

Yüzümde güller açıyor. Bucanni çok mutlu çoook : )



Hayalimi gerçekleştirmişim, sertifikayı da kapmışım daha ne olsun.


Sabah saatlerinde Göreme de gökyüzü hergün böyle, seytermeye değmez mi : )

Canlar sakın hayallerinizi küçümsemeyin, hayal kurmak, canı gönülden istemek, isteğinize ulaşmak için atılan ilk adım.

Gezimiz bu kadarla da kalmadı. Amaç Balona binmekti ama hazır oralara kadar gidiyoruz Konya'ya da gidelim dedik. İnanın orada yaşadığım haz, huzur balonu çok çok geride biraktı. Konya ile ilgili ne anlatacağımı bilemiyorum 3 gün kaldık ama yetmedi yetmedi. Sanki 23 Eylülden sonra hayatımda yeni bir sayfa açıldı. Medreseler, camiler, türbeler ve Şems Tebrizi Ve tabiki Hz. Mevlana inanın yazarken bile gözlerim dolu dolu oluyor. Allah herkese gidip görmeyi bu manevi hazzı yaşamayı nasip etsin.

Kabetü'l-uşşâk bâşed in mekamHer ki nakıs amed incâ şod temam
(Bu makam aşıkların kâbesi oldu. Buraya noksan gelen tamamlanır)

İşte böyle can arkadaşlarım aslında daha bi sürü bi sürü şeyler oldu ama bu gün içimden geldi bunları yazmak istedim. Bi daha ne zaman yazarım Allah bilir. Sanırım ilham meleklerim ne zaman derse :)
Hani önceden yazılarımı Sevgiyle... diyerek bitirirdim ya. Bundan böyle Aşkla....



Son olarak yaşadığımız şu sıkıntılı günlerde şehitlerimize ve depremde hayatını kaybeden kardeşlerimize Allahtan rahmet diliyorum. Umarım en kısa zaman da kara bulutlar dağılır aydınlık günlere kavuşuruz.Hepinizi seviyorum.




Aşkla.....

5 Temmuz 2011 Salı

Çoluk Çocuk-Patti Smith

"Patti, kimse bizim gördüğümüz gibi görmüyor."



Kitaplarla haşır neşirim. Bazen aramıza mesafe koysakta bu ara yine koyun koyunayız. Paylaşmak istediğim ama bir türlü zaman yaratıp paylaşamadığım kitaplar okudum. Ama bu kitap bi başka oldu benim için. Bir an önce sizlere de duyurayım istedim.

Ünlü bir ressam olmak isteyen Robert ve ünlü bir şair olmak isteyen Patti'nin hikayesi. Bir otobiyografi. Sanat yolunda başlarından geçenler ve birbirlerine olan vazgeçilmez bağımlılıkları. Çok etkileyici çok masumane. Bütün zorluklara rağmen basamak basamak ulaşılan hedef. Robert Mapplethorpe ünlü bir fotoğraf sanatçısı, Patti Smith ise şarkıcı ve şair punk'ın efsanevi kraliçesi.
Aralarında ki bağımlılık, bütün zorluklarla birlikte mücedele edişleri, amaçları uğruna gösterdikleri cesaret çok etkileyici. Ama sonunda değermiydi acaba dedirten bir son. Ve hemen sonrasında aklımdan geçenler " Sanat, sanatçı olmak, fark yaratmak ve idealine ulaşmanın hazzı sanırım değer"


Kitabı benim için keyifli kılan diğer bir nedense kitabı Çaçacımdan sonra okumak.
Çaçanın kitabın içinde tuttuğu küçük notlar ve bahsedilen anların fotoğraflarını, müziklerini bulup buluşturarak kitaba dahil etmesi benim için extra keyifli oldu. Yukarıda ki fotoğraflar sevgili Çaçamın bulduğu fotoğraflar. Bir kitabı Çaçadan sonra okumak inanın çok keyifli :)

Vee son olarak kitabın sonunda Patti yazdığı kitapla ilgili şöyle diyor:

"Robert hakkında, bizim hakkımızda yazabileceğim daha pek çok hikaye var. Ancak anlattığım hikaye bu. Anlatmamı istediği hikaye bu. Sözümü tuttum. Dünyanın kara ormanına dalan Hansel ve Gretel gibiydik. Asla hayal edemeyeceğimiz cazibelerin, cadıların ve iblislerin yanı sıra ancak bir kısmını hayal ettiğimiz ihtişamlarla karşılaştık. Bu iki genç adına ne kimse konuşabilir, ne de birlikte geçirdikleri günler ve geceler hakkında doğruyu söyleyebilir. Bunu sadece Robert ile ben anlatabiliriz. Onun deyişiyle bu bizim hikayemiz. Ve o gittiği için, bunu size anlatma görevini bana bıraktı."

Sevgiyle....


10 Haziran 2011 Cuma

Bucaniler Buluştu :)

Çoook ara vermişim çooook. Ha döndüm haa döncem derken kısmet bu güneymiş. Tabi ne kadar buralarda olurum ondan bile emin değilim. Ama ben bi Bismillah deyip başlayayım bakalım :)

Şu ara çok güzel günler geçirdim. Malum Birsen'im bendeydi :)
Üstüne bide benim ablacıklarım da eklenince çifte kavrulmuş fıstık oldu günlerim.




Büyük ablam hadi bloğunu boşladın ekle bişeyler diye diye başımın etini yedi. Ablacık al sana ekledim bişiler sizi ekledim :)))) bundan güzel paylaşım mı olur.

Buralardan bi uzaklaştın mı geri gelmekte zor oluyomuş onu anladım. Nasıl link eklicemi bile biran durdum düşündüm :)

Ama anladım ki özlemişim buraları.

Artık okul bitti. Evime yerleştim. Bir bahanem kalmadı ama nasıl ki blogdan uzak kaldıysam üretmekten de uzak kaldım. Şu ara tek yaptığım kitap okumak. Heee bidee yarım yamalak elimde sürünen bir battaniyem var. Eklerim bi ara. Başkada bişi yok. Ne oldu bu üretken Bucanniye bende anlamadım. Belkide kısa bir nadas dönemi bilemedim ki ben.



Bildiğim tek bişey var hepinizi çok özledim :)


19 Şubat 2011 Cumartesi

Bursa-Ulu Cami

Bursa'ya olan sevgimi sanırım bir sağır sultan duymadı :) Nasıl seviyorum nasıl seviyorum bilemezsiniz. O yüzden zaman zaman sizlerle de paylaşıyorum bu sevgimi.
Bir kaç gün önce internette birşeyler okurken vav harfi ile ilgili bir yazı okudum. Sonra Ulu Cami duvarlarında ki vav harflerine çok ta dikkat etmediğimi düşündüm. O öyle aklımın bir köşesinde kalmış. Kendimi sokaklara attığım bi gün ayaklarım Ulu Camiye sürükledi beni. Hem Ulu Camide ki huzuru yaşamak hemde vav harflerine daha anlamlı bakmak istedim. Fotoğrafta çektim sizler için.
Ama önce Ulu Caminin tamamını görün istedim. Benim böyle bir fotoğraf çekmem mümkün olmadığı için gittigidiyordan yürüttüm bu fotoyu. İnşallah kızmazlar bana tamamen masumane bir niyet :)


Bursa merkezde bulunan Ulu Cami 1399-1402 tarihleri arasında Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırılmıştır.


Namaz kılma alanı olarak türk tarihinin en büyük cami olduğu bilinir.


İçinde osmanlı tarihinin önemli hat ustaları tarafından yapılmış 192 adet levha bulunmaktadır.
Vav!

İnsan vav şeklinde doğar, bir ara doğrulunca kendini elif sanır. İnsan iki büklüm yaşar, oysa en doğru olduğu gün ölmüştür. Kulluğun manası vavdadır, elif uluhiyetin ve ehadiyetin simgesidir. O yüzden Lafz-ı ilahi elifle başlar. Elif kainatın anahtarıdır, vav kainattır. Rabbi vav gibi mütevazı olsun ister kulları. Musa dal olmuştur ama Firavunun gözü Elifte kalmıştır. İbrahim ateşte vavdır, Nemrut bizzat ateşe odun. Yunus, vav olup balığın karnında anca kurtarmıştır kendini. İnsan iki büklüm olunca rahat eder ana karnında. Boylu boyunca uzansa da kim rahattır mezarında? Vavın elifle münasebeti ne kadar iyiyse, kainatın dengeside o kadar düzgündür.
.
Anne karnindaki bebekler vav seklindede gorulur.

Vav! İyi bakıldığında, görmek için bakıldığında; Bazen bir insanın secdedeki hali, bazen bir ceninin anne karnında ki haline benzer..
.


(Maalesef önünde cam olduğu için ve ibadet edenlere rahatsızlık vermemek için çok iyi fotoğraflayamadım)Meşhur VAV Harfi
Ulu Cami’nin her duvarında VAV harfleri yazılıdır. Ancak en meşhur ve en güzel VAV harfi budur. Halk arasında Hızır Aleyhisselam’ın bu vav harfinin önünde namaz kıldığı rivayeti yaygındır. Tezhib sanatı ile süslenmiş ve ucuna Lale motifi işlenmiştir. Lale süsleme sanatında Allah’ı c.c. sembolize eder. Vav harfi, Vahidiyet, Vahdaniyeti ihtiva etmesi yönüyle de Allah’ın birliğini ifade eder.
Peygamberimiz buyurmuş ki, "yedi vavdan sakınınız, ihtiyaç olmadığı halde vavların işaret ettiği mesleklere yönelmeyiniz."
Mesela Vali olmak, veli olmak, varis olmak, vekil olmak, vezir olmak, vakıf malını değerlendirmek, vallahu yemininde bulunmak gibi.
.


Farkındayım Ulu Camiden çok VAV harfine dikkat çektim ama o gün beni etkileyen bu oldu. Bilmediğim bir şeyi öğrendim ve sizlerle de paylaşmak istedim.
Bursa bir hazine daha bilmediğim neleri var.
Yolunuz inşallah bir gün düşsün bu şehre.

Sevgiyle...

15 Şubat 2011 Salı

Uzaklardan gelen


Canlarım öyle ara ara gelip bi ceee deyip kaçıyorum.
Aslında yazacak, paylaşacak ne çok şey oluyor ama üzerinden zaman geçince içimden gelmiyor ya da o anki duygumu yansıtamama korkusu engelliyor beni.
Bu da böyle bir dönem işte biliyorum geçecek.
Ama bazı şeyler var ki üzerinden yılda geçse paylaşmadan olmaz.
Çünkü bu duygu hepimizi ilgilendiriyor. İnsanlara yalan geliyor bizim paylaşımlarımız ama gerçek.
Ne kadar ben bu ara biraz kopsam da biliyorum ki döndüğümde sımsıcak karşılayacaksınız beni.
İşte sevgili Mamilamla ve daha bi çok arkadaşımla böyle güzel bağlar kurduk birbirimizle.
2006 da ilk bloğumu açarken şöyle ufaktan tedirgin, ne yazsam ne yazmasam acemiliği. Sonra koca gönüllü blog arkadaşlarımın güzel yorumlarıyla gelen kendime güven ve arkasından gelen sıcak sevgi hissi.
Bazen yakın çevremizle bile paylaşamadığımız içtenlik.
Şimdi diyorum ki iyi ki katılmışım aranıza. Hastalıkta, mutlulukta, iyi günde kötü günde hep yanım da olduğunuz için hepinize çok teşekkür ederim.
Eeee tabi şimdi diyosunuz ki bu kız bunları niye yazıyor. Daha önce de bahsetmiştim, bloğumu açtığımda ilk yorumuyla bana destek veren bi ablacığım var benim. Adı Mamila :) ilk günden bu güne mamilacığım hep yanım da oldu bu gün olduğu gibi.
Ve daha nice koca gönüllü arkadaşlarım var hep yanımda olan.
Sevgili Mamilacığım bana çok güzel bir sürpriz yaptı. Aslında sürprizi alalı oldu biraz ama ancak kısmet oldu sizlerle paylaşmak. Öyle inceki evimde mutlu olayım diye yukarıdaki tabloyu yollamış bana. Düşünsenize ablacığım hiç görmediği tanımadığı bir yüreği sevindirmek istemiş.
Ne kadar mutlu oldum inanamazsınız. Teşekkür ederim ablacığım.
Ve hepinize çok teşekkür ederim bütün paylaşımlarınız ve yorumlarınız için.
Sevgiyle....
Bucanni

1 Şubat 2011 Salı

Tuğbişimin Bebişine :)


Canlar evim yavaş yavaş düzene giriyor. Bir odamı hobi odası yaptım. En çok ıncık cıncık orada olduğu için o odanın yerleşmesi biraz zaman aldı. Tabi yerleştikçe bişeyler yapma isteğimde kıpırdanmaya başladı :)
Gönlüm ilk olarak keçelerime kaydı. Ailemize gelecek yeni bıcır için bişeyler yapayım dedim.




Anneannesi ona minicik bir çorap örmüş, eee büyük halası olarak bende ilk ayakkabılarını yaptım. Bebiş erkek olunca öyle çok süsleyemiyosunuz ama ben gene de dayanamadım azıcık turuncu karıştırdım içine :)

Çook sempatik oldular çoook. Bakıp bakıp sevesim geliyo :))
.
Şimdi bir tanede kız bebiş için yapmak istiyorum. Daha kokoş olsun bıcır bıcır olsun. Etrafta kız bebiş yok ama olsun ben yapayım bakalım kime kısmet olacak.
.
Canlar son olarak güzel dilekleriniz için tekrar çok teşekkür etmek istiyorum. Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum.



16 Ocak 2011 Pazar

Yeni Hayat

İşte gene buralardayım.
Ben yokken bıraktığınız bütün güzel yorumlar için çoook teşekkürler.

2010 benim için sükunetle yol alırken gider ayak hayatımda bir sürü şey değiştirdi. Olumsuzlar hazmedildi, olumlularsa yanıma kar kaldı.
Tam zamanında yıllarca hayalini kurduğum bir isteğime kavuştum.
Çevremde ki herkes bilir en büyük dileğim bir evim olmasıydı ve ben nihayet o eve kavuştum.


Hayalim bahçeli müstakil bir evdi. Tam 12 den vuramadım ama olsun, 4 blokla paylaştığım şipşirin bir bahçem var :)


10 gün içinde ev tesadüfen denk geldi ve işlemler tıkır tıkır devam etti. Yerleşme sırasında bir takım sorunlar çıktı ama şükür onları da hallettik.


Yani canlar ben hala inanamıyorum ama artık benimde bir evim var.

Allah isteyen herkese çabucak ev almak nasip etsin.

Bu arada tam bu kargaşanın arasında vizelere de girdim. Allahtan onlarda iyi geçti. Ehh artık bir süre 2. vizelere kadar kafa dinleme zamanı.
Artık benim için yeni bir hayat başladı.
2011 bolluk ve bereketle geldi. 2011'in huzur ve mutluluk getireceğini biliyorum. Şimdi yeni eve yeni hayata alışma zamanı.
Hepinize mutlu bir sene diliyorum.
Sevgiyle...
 

KAÇ KİŞİ ONLINE