çocukluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocukluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2018 Cuma

Yalnızlık...



Canım Günlük,
Dün geçmişten kalan bir kolye ve çifti kaybolmuş tek bir küpe ile kısacık bir an çocukluğumu seyrettim.
Hüzünlerimin yanı sıra sevmeyi ve sevilmeyi dibine kadar yaşadığım günlerimi sevgiyle kucakladım. 
Yine yeniden şükrettim hüzünlerimin arasından çekip çıkardığım mutluluklarım için. 
Onları da sardım sarmaladım koydum
 bir kolye ve çifti kaybolmuş tek bir küpenin yanına.

Sonra bir film açtık kış gecelerinin güzelliğine layık. 
Sıcacık çay ısıttı ellerimizi.

Küçük bir kız çocuğunun günlüğü geçti evsiz adamın eline,


"Sevgili Günlük

İkinci sınıfa gidiyorum.
Annem cennete gitmeden önce, noelde seni bana verdi.
Bana her günü yazmamı söyledi.
Çünkü hayatımın her günü özelmiş.
Ona nedenini sordum.Bana beni hayattan bile daha çok sevdiğini söyledi.
Ve biri seni bu kadar seviyorsa otomatikman özel olursun.
Bende cennete gittiğimde ona geçen bütün günleri anlatabilmek istiyorum.
ve hiçbir şeyi atlamak istemiyorum. 
Hatta ona yaramaz olduğum günleri bile, hiçbir şey yapmadığım günleri bile anlatacağım.
O yüzden bugün günlüğüme başladım tabi ki...
Ve şimdi uyuyacağım. "

Küçük bir kız çocuğunun farkında bile olmadan
 sokaklarda yaşayan, evsiz bir adamın yalnızlığına ışık olmasını
gözyaşlarımız süzülerek izledik 

"-Bütün anılarını süzgeçten geçireceksin, en iyisini seçeceksin.
   Onlara sıkıca sarılacaksın. Geri kalanların hepsini sil gitsin.
 Ya sen!
Kulak misafiri, sen ne yapmak istiyorsun?
-Ne?
-Çocukken hayal kurduğun olmuyor muydu?
-Evet eskiden gece rüya görürdüm.
-Eeehh öyle değil. 
Dünyada istediğin her şeyi alabilecek olsaydın diyorum, ne isterdin?

-Öldüğümde yalnız olmamayı isterdim." 
dedi evsiz adam.

Gerçekten yalnız olanları ve kalabalıklar içinde yalnız kalanları düşündüm.
Hangisi daha kötü?

Evet, yalnız ölmemeli insan...

Son sahneyi de gözyaşları içinde izleyip ertesi gün işe gitme telaşıyla sessizce yatağımıza uzandık.
Biliyordum ikimizde aynı şeyi düşünüyorduk.
 Birbirimiz ve sevdiklerimiz için şükrederek 
el ele
yeni gün için uykuya daldık. 

Sevgiyle...

ondokuzocakikibinonsekiz/ F.B.Ö.

Film: Cardboard Boxer
Yönetmen: Knate Lee
Oyuncular: Thomas Haden Churc, Terrence Howard, Boyd Holdbrook

8 Ocak 2018 Pazartesi

İçimde ki Çocuk




Oysa ben uğur böceklerinin uğur getirdiğine, 

bebeklerimin ben uyuduktan sonra canlandığına, 

hoşlanmadığım durumların sadece bir tiyatro sahnesinden ibaret olduğuna, 

günlerce yumurtaların üstünde oturursam civciv çıkarabileceğime, 

taç kraker paketindeki arapca yazının dua olduğunu sandığımdan 

paketleri atmamak gerektiğine tam inancı olan bir  çocuktum. 

Şehir ışıklarını gördüğüm her yeri Türkiye, 


gece gökyüzünde gördüğüm tüm yıldızları ise ışıklarını yakmış birer ev sanırdım. 

Düşlerim gerçeğimdi. 


Peki ya şimdi ? 


Her şey değişti, diyeceğimi sanıyorsanııızzz...

Aldanıyorsunuz 😊

Müjdeler olsun hiçbir şey değişmedi.


Hala düşlerim gerçeğim. 

Sadece artık kuluçkaya yatmıyorum. O işi kuluçka makinasıyla yıllar önce çözdüm. 

Taç kraker yemiyorum. Paketleri biriktir biriktir nereye kadar : )

Hala kafamda enteresan fikirler, içimde ki çocuk ne derse onu yapıyorum. 


Onun saflığıyla gönülden isteyip düşünü kurduğum her şeyin bana geleceğini biliyorum.  

Tek derdim kendim, 

bana bahşedilen her nefesin sonuna kadar tadını çıkarmaya öyle niyetliyim ki, 

her anın keyfini çıkarmaya bakıyorum ; ) 

Sevgiyle...

beşşubatikibinonaltı/F.B.Ö

28 Mayıs 2015 Perşembe

Mutluluğun Sırrı Çocukluğumuzda Saklı


Allah'a şükür bir çok insana göre çok fazla şeye sahip olmasam da ben hep mutluyum. Arkadaşlarımdan birinin "sen gerçek misin?" Sorusunu duyduğumdan beri bunu düşünüyorum. 
Benim farkım ne ki? Bir çok insana göre ben neden daha mutluyum? 
Bugün şu boyamayı yaparken keşfettim bende ki sırrı. 
İnsanın gerçekten olduğu gibi olduğu tek dönemin çocukluk dönemi olduğunu düşünürsek, o yaşta ilgimizi sadece bizi mutlu eden şeylere yoğunlaştırıyorduk. 
Şöyle bir baktım hayatıma, ben farkında olmadan tam da bunu yapıyorum. Küçük mutluluklarımı diğer insanlar gibi büyüdükçe bir bir bırakmak yerine, yıllarca hep peşimde sürüklemişim. 
Çocukken kendime küçükte olsa bir alan yaratıp kendi kendime vakit geçirmekten hoşlanırdım. 
Büyüdüm hala aynıyım.
Masa başında saatlerce vakit geçirsem gıkım çıkmazdı. Yazardım, çizerdim, okurdum, keserdim, yapıştırırdım. Severdim yeni şeyler öğrenmeyi. Hala seviyorum masa başını . 
Şarkı söylemek, dans etmek olmazsa olmazımdı. Bir operasyon sonrasında doktoruma "içimdeki çingeneden vaz mı geçmeliyim?" Dedim.Hiç vazgeçmedim.
Bebeklerime elbiseler dikmeyi, örgü örmeyi hatta okula örgü götürüyorum diye şikayet almayı bile seviyordum. Hala yünlerim kıymetli.
Doğadan ot, yaprak, çiçek toplamayı severdim, şimdide beni elimde kır çiçekleriyle görmeniz çok mümkün.
Evet ben bugün fark ettim ki, mutluluğumun sırrı çocukluğumda gizli. Çocukken zevk aldığım şeyleri hala hayatımda tutmayı başardığım için mutluyum. Kim ne derse desin. Boş iş desin, zaman kaybı desin. Hayat kısa, mutsuz olmak için vakit harcayamam. İsteyen koşuşturmaya devam etsin. Seçim sizin. 
Sevgiyle...

INSTAGRAM bybucanni

 

KAÇ KİŞİ ONLINE