15 Ekim 2009 Perşembe
14 Ekim 2009 Çarşamba
Boleyn Kızı-Philippa Gregory
Evet Elif Şafak-Mahrem'den sonra Boleyn Kızını okudum tabi ki tarz tamamen farklı ama bu romanda da ayrı bir lezzet vardı. Bir çok insan olumlu eleştirilerde bulunmuş. Bana göre muhteşem değildi ama sürükleyici ve okunabilir bir kitaptı. ( Sanırım kitabın ne amaçla okunduğuna göre beğeniler değişebiliyor )
Hedefe ulaşmak için çevrilen entrikaları okudukça ağzım açık kaldı, olaylar bu kadar da olmaz ki dedirten cinsten . İngiltere kraliyet sarayında yaşanaları okuyunca Osmanlı haremlerinde yaşananlar gözümde çok çok masum kaldı.
Gerçekten sürükleyici bir kitap. Serisi varmış ama seriye geçmeden önce bu kitabı sindirmem lazım :)
***
Kitap kapağından;
Bir kralın aşkı için birbiriyle savaşan iki kız kardeşin hikâyesi..Mary Boleyn, on dört yaşında, masum bir kız olarak kraliyet sarayına geldiğinde, VIII. Henry'nin gözlerini kamaştırır. Gördüğü ilgiyle tüm varlığı alt üst olan Mary, hem altın prensine aşık olur, hem de gayrıresmi kraliçe olarak her geçen gün artan rolüne. Ancak öyle bir an gelir ki, kralın kendisine olan ilgisi gittikçe sönmeye başladığında, ihtiraslı planlar yapmakta olan ailesinin piyonuna dönüştüğünü fark eder ve en yakın arkadaşından uzaklaşmaya ve rekabet etmeye zorlanır: Kız kardeşi, Anne Boleyn'den. İşler iyice çığırından çıktığında ailesine ve kralına baş kaldırması gerektiğinin farkına varır ve kaderinin iplerini kendi eline alır.
Sevgiyle...
Sevgiyle...
Etiketler:
Boleyn Kızı,
bucan,
bucanni,
Kitap,
kitap tavsiyeleri,
Philippa Gregory
12 Ekim 2009 Pazartesi
Botanik Parkta Pazar Keyfi
Burası benim mekanım. Nefes alabildiğim, kendimi en hafif en huzurlu hissettiğim, fırsat buldukça kaçtığım Botanik Park.
Bursa'da bir sürü park var ama bence en güzeli burası. Hele ki hafta içi çok az kişi olur burada park tamamen bana kalır :)
İster alır kitabını okursun, ister yürüyüş yaparsın. Ama benim için en keyifli olan ağaçların arasında bisikletle dolaşmaktır. ( BirSen'im sen bilirsin bu keyfi, aklıma otların içine bisikletle daldığım geldi :) Allahtan kimse yoktu )


Gördüğünüz gibi halimizden gayet memnunuz. Bisikletimize binmişiz, negatif enerjimizi atmışız, birde göl kıyısında fotoğrafımızı çektirdik eh daha ne olsun. Artık bu bizi bi süre idare eder.
Bursa'da bir sürü park var ama bence en güzeli burası. Hele ki hafta içi çok az kişi olur burada park tamamen bana kalır :)
İster alır kitabını okursun, ister yürüyüş yaparsın. Ama benim için en keyifli olan ağaçların arasında bisikletle dolaşmaktır. ( BirSen'im sen bilirsin bu keyfi, aklıma otların içine bisikletle daldığım geldi :) Allahtan kimse yoktu )
Bu pazar da baktık hava süper, ne yapılır botaniğe gidilir. Ablamla birlikte çok güzel zaman geçirdik. Güzelliği görüyorsunuz dimi, sizce övdüğüm kadar yokmu? Üstelik gördünüz parkın çok çok küçük bir kısmı.
Gördüğünüz gibi halimizden gayet memnunuz. Bisikletimize binmişiz, negatif enerjimizi atmışız, birde göl kıyısında fotoğrafımızı çektirdik eh daha ne olsun. Artık bu bizi bi süre idare eder.
*** Bu arada Erdem Saker'e (Eski Bursa Belediye Başkanı) ne kadar teşekkür etsek az bu kadar huzurlu bir mekanı Bursa'ya kazandırdığı için.
Yolunuz düşerse mutlaka birkaç saatte olsa vakit geçirin. Eminim seversiniz.
Huzurlu ve mutlu bir hafta dileğiyle...
Etiketler:
bisiklet keyfi,
botanik park,
bucan,
bucanni,
bursa,
günlük yaşam,
Ruhum Huzurda
11 Ekim 2009 Pazar
İstanbul'dan mektup var 2- Müzinin perdesi
İstanbul'dan gelen mektuptan bir tek kirazlar çıkmadı :) Birde bu perdeyi yollamış sevgili Müzi.
Burdayken elişi üzerine çok sohbet ederdik. Birşeylerle uğraşmanın psikolojimizi olumlu yönde etkilediğini düşünürdük. Müziciğim İstanbul'a gidince yeni ortam olduğu için biraz sıkıldı.
Kendini meşgul etmek için mutfağına perde yaptığını söylemişti. Güzel olacağını tahmin ediyordum ama bu kadarını beklemiyordum :) Şekercim gerçekten canı gönülden söylüyorum. Çok beğendim. Bu ipleri tek tek bağlamak sabır ister. Asıl sabrına hayran kaldım. Ellerine sağlık canım benim.
Ve Şans hep seninle olsun. Sen izin verdiğin sürece zaten hep yanında olacak :)
Burdayken elişi üzerine çok sohbet ederdik. Birşeylerle uğraşmanın psikolojimizi olumlu yönde etkilediğini düşünürdük. Müziciğim İstanbul'a gidince yeni ortam olduğu için biraz sıkıldı.
Kendini meşgul etmek için mutfağına perde yaptığını söylemişti. Güzel olacağını tahmin ediyordum ama bu kadarını beklemiyordum :) Şekercim gerçekten canı gönülden söylüyorum. Çok beğendim. Bu ipleri tek tek bağlamak sabır ister. Asıl sabrına hayran kaldım. Ellerine sağlık canım benim.
Ve Şans hep seninle olsun. Sen izin verdiğin sürece zaten hep yanında olacak :)10 Ekim 2009 Cumartesi
İstanbul'dan mektup var 1-Kirazlı Atkı
Mektup dediysem gerçek mektup değil :) Mail de bir mektup çeşidi sayılmazmı?
Neyse konuya geleyim. Bizim Müzinin İstanbul'a tayini çıktı. Ordaki arkadaşları ile beni takip ediyorlarmış (sağolsunlar) Aşağıda görmüş olduğunuz bu şirin atkıyı sevgili İlknur ve Müzi İlknur'ın kızı Nazsu için yapmışlar. Fotoğrafları mail yoluyla bana ulaştırdılar ve bloğumda yayınlamamı rica ettiler. Bende zevkle kabul ettim. Atkıyı İlknur örmüş Kiraz işlemelerini ise Müzi yapmış. Valla çok güzel olmuş. Kirazların yerleşimi süper.
(Hamarat Müzi Banyo paspaslarıda süper olmuştu )
Güle güle kullan Nazsu. Bence annenden ve Müzi teyzenden şapkasınıda iste. Kulak kısımlarına kirazlar gelen bi şapka bence çok süslü olur :)
Neyse konuya geleyim. Bizim Müzinin İstanbul'a tayini çıktı. Ordaki arkadaşları ile beni takip ediyorlarmış (sağolsunlar) Aşağıda görmüş olduğunuz bu şirin atkıyı sevgili İlknur ve Müzi İlknur'ın kızı Nazsu için yapmışlar. Fotoğrafları mail yoluyla bana ulaştırdılar ve bloğumda yayınlamamı rica ettiler. Bende zevkle kabul ettim. Atkıyı İlknur örmüş Kiraz işlemelerini ise Müzi yapmış. Valla çok güzel olmuş. Kirazların yerleşimi süper.
(Hamarat Müzi Banyo paspaslarıda süper olmuştu )
Güle güle kullan Nazsu. Bence annenden ve Müzi teyzenden şapkasınıda iste. Kulak kısımlarına kirazlar gelen bi şapka bence çok süslü olur :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

