kitap aşkı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap aşkı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ocak 2019 Cuma

Bakış Açısı


Günler ne çok çabuk geçiyor.  

Yirmiye gelene kadar zaman bu kadar hızlı akmıyordu.

Büyükler yaşlandıkça  zamanın yuvarlana yuvarlana  geçtiğini söylerlerdi.  

Haklıymışlar.

Bir bakıyorum pazartesi,  bir bakıyorum Cuma. 

Acaba işe gitmesek de günler böyle çabuk  geçer mi?

 Bizim büyükler kendilerini sürekli  meşgul tutarlar. 

 Acaba bomboş oturanlar içinde zaman bu kadar hızlı mı?

Bir çocuğun zaman algısıyla bir yetişkinin zaman algısı aynı mı?

Bence farklı.

 Hatta insanların aynı sesi duyuşu bile birbirinden farklı 

ve tabi ki bir görüntüyü görüşleri de.

 Evet herkes karşıdan gelen bir çocuğun çocuk olduğunu görebilir ama,

 detaylı görüşleri birbirlerinden kesinlikle  farklıdır.

 Biri çocuğu telaşlı olarak yorumlarken, diğeri  şımarık  olduğunu düşünebilir.  

Sanırım zevkler ve renkler muhabbeti de buradan gelir.

O yüzden bir grup Zeki Müren’i beğenirken bir Grup Bülent Ersoy’u beğenir.

 Aslında teknik olarak ikisinin de sesi mükemmeldir ama kişisel duyuş farklı olduğu için

 beğeni  oranı değişir.  

Hatta insanın aynada gördüğü kendisi ile başkasının gördüğü kendisi  bile değişiktir.
  
O sebepten insanların geneli kendilerine aynada baktıklarında kendilerini  beğenir. 

Ama dışarıdan bakan gözlerin hepside beğeni dolu değildir.  

Adriana Lima gibi  istisnalar tabi ki vardır, fakat sorsan belki o da kendi kendini beğenmez. 

Bütün bunlardan hasıl olan manaya gelirsek;

 Her bireyin görüşü,  duyuşu,  hissedişi  hatta beş duyusunu  da algılayışı birbirlerinden 

farklıdır.  

Malzeme aynıdır fakat bakış,  görüş,  hissediş farklı.  

Bu da insanların zevk ve beğenilerine yansır…


Peki benim bütün bunları niye yazdığıma gelirsek : )  
5 haftadır Sanatçının Yolu Adlı kitapta önerilen sabah sayfaları egzersizini yapıyorum.  Uyanır uyanmaz daha gözümün biri açılmamışken 3 sayfa zihin akışıyla yazı yazıyorum.
 Bu sabah zihnimden akanlara bakar mısınız? 
Beyin sen acayip bir şeysin. :))

Tavsiye ederim.

Sevgiyle...

İnstagram@bybucanni

2 Nisan 2018 Pazartesi

Fahrenheit 451 / Ray Bradbury



"Demek yürüyorsunuz?" dedi polis memuru, "Sadece yürüyor musunuz?"
Başımla onaylayarak açık gerçeği hazmetmesini bekledim.
"Pekala," dedi polis memuru, "Bir daha yapmayın!" Syf:8

"Bazı şeylere bakmayı, koklamayı ve bazen de bütün gece uyanık kalıp yürümeyi ve güneşin doğuşunu izlemeyi severim." Syf:28

"Uzun zaman önce itfaiyecilerin yangınları başlatmak yerine, söndürdükleri söylenir, doğru mu?" Syf:29

“Ben bazen sürücülerin çimen ya da çiçek nedir bilmediklerini düşünüyorum. Çünkü onları asla yavaş gidip göremezler,” syf:30

"..., çağımız kullanıp atılan kağıt mendil çağı. Burnunu bir kişiye sil, buruşturup at, başka birini al, buruştur at." syf:41

"Psikiyatrist, niçin dışarı çıktığımı, ormanda bisikletle dolaştığımı, kuşları seyrettiğimi ve kelebekleri topladığımı bilmek istiyor." Syf:48

"İnsanlar hiç bir şey konuşmuyorlar.... Çoğunlıkla, arabaların, elbiselerin ve yüzme havuzlarının isimlerini sayıyorlar ve ne kadar harika olduklarını söylüyorlar. Hiç kimse diğerlerinden farklı bir şey söylemiyor." Syf:59

"Keşke onun beynini alıp kuru temizlemeciye götürüp, ceplerini boşaltıp, 
buhara tuttuktan sonra, yeniden kolalayıp sabahleyin geri getirebilselerdi. 
Keşke..." Syf:40

"Ben anti-sosyalim, öyle diyorlar. Onların arasına karışmıyorum. 
Çok garip. Ben aslında çok sosyal biriyim. 
Bu tümüyle, sosyalle ne kastettiğimize bağlıdır, değil mi? 
Bana göre sosyal demek, bu gibi şeyler hakkında konuşmak demektir. 
Ön bahçedeki ağaçtan dökülen kestaneleri çatırdattı. 
Ya da dünyanın ne kadar tuhaf olduğundan söz etmektir. 
İnsanlar birlikte olmak güzel. Fakat bir grup insanı bir araya getirerek, sonra da benim konuşmama izin vermemek sosyallik değildir bence. 
Ya sence?" Syf:57

"Eski zamanlarda bazen resimler bir şeyler söylermiş, hatta insanları bile gösterirmiş." Syf:59

"Kitaplarda bir şeyler olmalıydı, hayal edemeyeceğimiz bir şeyler, 
kadının yanan bir evde kalmasını sağlayacak bir şeyler; orada bir şeyler olmalı.
Bir hiç için kalmazsın." Syf:85

"Geçen gece, son on yıldır kullandığım gaz yağını düşündüm . Ve kitapları düşündüm. 
İlk kez anladım ki bütün kitapların arkasında bir insan vardı. 
Her birini bir insan düşünüp yaratmıştı. 
Bir insan onları kağıda dökmek için günlerini veriyordu. Ben bunları düşünmeyi bile daha önce asla düşünmemiştim. "Montag yataktan kalktı.
Adamın ömrü boyunca çevresine ve etrafına bakarak, yaşamı izleyerek yazdığı şeyi, ben geleyim iki dakika içerisinde bum diye yakıp bitireyim." Syf:86

"Düğmenin yerini fermuar aldı, insanın gündoğumunda giyinirken düşünecek kadar bile zamanı, bir felsefe saati, dolayısıyla da melankoli saati yok." Syf:91

"Herkese daha çok spor, topluluk ruhu, eğlence düşüyor ve düşünmen gerekmiyor değil mi?" Syf:93

"Yaşamımızın her saniyesinde nasıl da kalkıyor bu bombardıman uçakları! Niçin hiç kimse bu konuda konuşmak istemiyor? " Syf:114

"Söylentiler duydum; dünya açlıktan ölüyormuş, fakat biz iyi besleniyoruz. Dünyanın ağır şartlarda çalıştığı ve bizim eğlendiğimiz doğru mu?" Syf:114

"Belki kitaplar bizi yarım da olsa mağaralarımızdan çıkartabilirler." Syf:114

"Ben şeylerden söz etmem, bayım""Ben şeylerin anlamlarından söz ederim. Burada otururum ve yaşadığımı bilirim." Syf:116

"Sadece söylemek zorunda olduğum şeyleri dinleyecek birini istiyorum." Syf:126

"Bilmiyorum. Mutlu olmak için ihtiyacımız olan her şeye sahibiz, ama mutlu değiliz." Syf:126

"TV oturma odasına bir tohum ektikten sonra onun sizi kavrayan pençesinden kendisini kurtaran olmuş mu? Sizi istediği biçimde yetiştirir." Syf:128

"İnsanlar neden insanları incitmek ister? Dünyada yeterince incitecek şey yokmuş gibi." Syf:152

"Hata yapmaktan korkuyorsun. Korkma. Hatalardan yararlanılabilir." Syf:156

"Yetersiz bilgi tehlikeli bir şeydir." Syf:159

"Bugünlerde insanlar, kendilerine bir şey olmayacağından çok emin görünüyorlar.
Başkaları ölecek, ben yaşayacağım. Sonuç yok, sorumluluk yok." Syf:171

"Kendimize telkin etmemiz gereken en önemli şey bizim önemli olmadığımızdı. Bilgiçlik taslamamalı ve kendimizi dünyanın diğer insanlarından üstün görmemeliydik." Syf:222

"...,herkes öldüğü zaman geride bir şey bırakmalı. Bir çocuk, bir kitap, bir resim, bir ev, yapmış olduğu bir duvar ya da ekili bir bahçe. Ellerinin bir şekilde dokunduğu ve ruhunun öldüğün zaman gidebileceği bir şey. Öyle ki insanlar senin diktiğin ağaç ya da çiçeğe baktığı zaman seni orada görebilsinler.

Ne yaptığın önemli değil, derdi, yeter ki sen ellerini onun üstünden çektiğin zaman, ona dokunduğun zamanki halini değiştiren bir şey yapmış olasın. Otları sadece biçen bir adamla, gerçek bir bahçıvan arasındaki fark dokunuştadır." Syf:226

" 'Gözlerini merakla doldur,' dedi, ve sanki on saniye sonra ölecekmişsin gibi yaşa. Dünyayı gör." syf:228


*****

Ne güzel bir kitaptın sen Fahrenheit 451, bunca zamandır nasıl okumadım ben seni. Müthiş bir kitaptı. Ray Bradbury nin öngörüsüne , felsefesine hayran kaldım. Kitabı okuduktan sonra filmini de izlemek istedim. 1966 yapımını buldum fakat, film benim kitabı okurken kurguladığım dünyanın teknolojik olarak çok gerisinde kaldı. Ararken filmin 2018 versiyonunun fragmanına denk geldim. 2018 Mayısta vizyona girecekmiş. İşte bu filmdeki görseller tamda benim kafamdaki görüntülerdi. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. 

Sevgiyle...

23 Mart 2018 Cuma

Drina'da Son Gün / Faik Baysal



Tito’dan önce büyük Yugoslavya, Alman faşizminin çizmeleri altında eziliyordu. Bu cennet ülkeyi Yugoslavya yapan bütün değerler ayaklar altına alınmış, halklar birbirine düşman kesilmişti. Savaş ne yazık ki güncelliğini hiç yitirmedi...

"İnsan unutan, hem de çok çabuk unutan bir varlıktı." Syf:94

"Savaş yalnız kentin barış günlerinde ışıl ışıl yanan çarşısını değil, içinde yaşayan binlerce insanın aydınlık dünyasını da karartmıştı."Syf:114

"Din ve politika birleştirici olmalı, ayırıcı ve bölücü değil." Syf:126

"Ne kadar çirkinlik varsa onların yaratıcıları hep erkeklerdi. Kavgaların ve savaşların hepsi erkeklerindi. Barış yanlız analarındı." Syf:145

"Niye bunalsın? Kitap okuyan insan yalnız değildir ki." Syf:164
"Insanlar çok acayip yaratıklardı, bir çoğu ne istediğini bilmiyordu." Syf :165

"Tarihe bakarsanız her çağda kendinde hakkı savunabilecek gücün bulunduğuna inanan birçok insanın belli bir sınırda durmasını bilmediğini, birkaç başarının ardından gururdan şişerek birer cani kesildiğini görürsünüz. Bu nedenle insanları kolay kolay kahramanlaştırmayınız." Syf:259

"Yeni kuşaklara hiç kimsenin başkasının evine saldırmaya hakkı olmadığı anlatılmalıydı. Onlara dövüşmeyi değil birbirlerini sevmeyi öğretmeliydi." Syf:267

"Parayı seven adama selam verme." Syf:322

"Aklından yüz kızartıcı hiçbir şey geçmiyordu. Çünkü ölüm korkusu insani insanlıktan çıkaran ne kadar mikrop varsa hepsini kolaylıkla öldürüveren en büyük antiseptiklerden biriydi. "Syf:331

"Dünyaya barışı getirmek ancak insanı dünyadan kaldırmakla gerçekleştirilebilir. Bence insanın mutluluğuna giden tek bir yol vardır. O da hiçbir işe yaramayan rejimleri ve siyaset adamlarını en kısa zamanda ortadan kaldırmak, milletlerin yönetimini kadınların eline vermektir. Erkekler istemese de bu er geç bir gün olacaktır. Geleceğin dünyası gelecekte ne muhafazakarların, ne demokratların, ne de sosyalistlerindir. Geleceğin dünyası kadınların dünyasıdır. Böyle bir dünya da şimdikinden çok daha mutlu olacağız." Syf:341

"Yirmi dakikadan beri tartışıyoruz. Süresi yirmi dakikayı aşan bir konuşmanın yararsız
olduğuna inananlardanım. Çünkü insan beyninin bir fikir tartışmasına bundan 
fazla dayanabildiği daha görülmüş değildir. Yirmi dakikadan sonra insan tartışma yerine kavga etmeye başlar." Syf:341

"Biraz önce savasin bir kumar olduğunu soylemistim sizlere. Hangi oyuncu daha kurnaz davranabilirse, hangisi daha iyi yalan söyleyebilir ve kalbini daha çok susturabilirse zafer de onun olur." Syf 375
"Bir gün zafer hiç kuşkusuz insanlığın olacak." Syf 427

19 Şubat 2018 Pazartesi

Drina Köprüsü-İvo Andriç


"Unutmak, her acıyı siler.. " syf:87

"Hayat anlaşılmaz bir mucizedir, boyuna harcanır, erir, buna rağmen yine dayanır, sürüp gider. Tıpkı Drina'nın üstündeki köprü gibi." syf:87

"Çünkü iktidar isyansız, entrikasız olmazdı, tıpkı zarar ve üzüntü vermeyen bir zenginliğin olmayışı gibi." syf:88

"Kimse değilim, sadece yeryüzünde bir yolcuyum. Şu geçici dünyadan geçmekte olan bir yolcu, güneşin gölgesiyim." syf:92

"Mutsuzluklar da sonsuz değildir. Bir bakıma mutluluğa benzerler, geçip giderler, daha doğrusu biçim değiştirirler." syf:108

"İnsanlar böyledir. Çok yükselen ve yükseklerde uçanların düşmesinden adeta tat duyarlar. " syf:115

"Büyük kararlardan sonra her şey sadeleşir, kolaylaşırdı." syf:180

"Osmanlılar der ki:

Üç şey saklanmaz; aşk, öksürük ve fakirlik." syf:272


"İnsanoğlu bütün ömrü boyunca üzülür durur ve hiçbir zaman, ne ona gerekli olanı ne de istediğini elde etmeyi başarır." syf:274

"Zavallı insanoğlu böyledir işte... Ona her şey ver, sağlığını al... Hiçbir şey vermedin demektir." syf:297

"İnsanlar ikiye ayrılmışlardı: İzleyenlerle izlenenler." syf:311

"Sessizlik duaya yardım ederdi. Hatta başlı başına dua demekti." syf:343

"Her şey mümkündü.Yalnız mümkün olmayan bir şey vardı.O da,dünyayı güzelleştirmek ve insanların daha güzel ve daha rahat bir yaşayış sürmeleri için dayanıklı,ölmez anıtlar yaptıran büyük adamların dünyadan büsbütün yok olmasıydı." syf:349



Bir köprü ve etrafında geçen 350 yıla dayanan tarihsel ve sosyolojik olaylar...

Sevgiyle...

INSTAGRAM bybucanni

 

KAÇ KİŞİ ONLINE