12 Aralık 2014 Cuma

Yazmak...




Yazmak...
Hepiniz yazar olmayabilirsiniz ama yazmak hayatınızın içinde dursun. Çok okumak, çok yazmak. Ne yazmak? İlle şiir yazmak değil, ille hikaye yazmak değil, ille roman yazmak değil. Ama unutmayın yazılı kültür sözlü kültürden bir adım daha öndedir, ilerdedir. Yani konuşmakla kalmayın, konuşmak kolay yazmaya geçin. Ne yazacaksınız, okuduğunuz kitaplardan sevdiğiniz cümleleri, sevdiğiniz filmlerin mesela özetlerini, sevdiğiniz sözleri, sevdiğiniz şiirlerden mısralar, beyitler. Bunları bir deftere geçirin. Günlük tutun. Günlüğünüzden öte ben size bir şey daha önereceğim. Rüya defteri tutun. Rüyalarınızı kaydedin, hayallerinizi kaydedin. Yani şu el şu kalemle birlikteliği, onu kağıt üzerine düşürmeyi alışkanlık hale getirsin. O defterler yıllar sonra açıp baksanız da bakmasanız da, sizin için en büyük hazine olacaktır. Diyor Nazan Bekiroğlu.

10 Aralık 2014 Çarşamba

Halloooooo : ) 2015 HOŞ GELSİN, HOŞ GİTSİN İNŞALLAH : )



Evet biliyorum hiç sesim çıkmıyor. Aslında çıkıyor da blogger da değil.Sosyal medya çıktı çıkalı bloga elim gitmiyor. 
Ben her yıl sonu oturur üşenmem yeni yıl için hedefler belirlerim kendime.
Şu kadar kitap okunacak.
Şu kadar film izlenecek.
Şu şu yerler gezilecek.
Şu kadar yürünecek.
Şunlar şunlar yapılacak vs. vs. vs.

Sonra yıl boyunca bir bir gerçekleştiririm hedeflerimi. 
Aşağı yukarı % 70-80 oranında da ulaşırım hedeflerime.
Az önce 2015 yılı hedeflerimi geçirdim aklımdan ve yeni sene için tek bir hedef belirlemeye karar verdim.

2015 YILI HEDEFİM
BÜTÜN BİR YILI
PLANSIZ PROGRAMSIZ
HİÇBİR ŞEY DÜŞÜNMEDEN
GÖNLÜM NASIL İSTİYORSA 
ÖYLE YAŞAMAK
kısaca hayatı akışına bırakmak : )

Sonra bir iyi hissettim kendimi. Yüksüz, sorumsuz vs gibi :)))
Belki seneye yine hedefler belirlerim kendime, çünkü ondan da zevk alıyorum ama bu sene böyle olmasını tercih ettim. 
Sonuçta hayat kısa. Ne zaman ne olacağı belli olmaz di mi?
O yüzden anın tadını çıkarıp, anda kalmak iyidir. : )))

Bu arada Hüsn-i Hat kursuna başladığımı söylemiş miydim? 
O da 2014 hedeflerim arasındaydı :))))))


2015 sürprizli olsun istiyorum. 
İnşallah hepimiz için sağlıklı, mutlu, huzurlu, sevmekten sevilmekten yorulduğumuz bir yıl olur.

Küçük bir not:
Buralara çok yazamasam da instagram da fena sayılmam :))) Nerelerdesin diyen blogdaşlarıma...
http://instagram.com/firdevsbucan

SEVGİYLE...

11 Eylül 2014 Perşembe

GÜNAYDIIIIIINNNNN ; )

     
Sabah sabah gene eğlenecek bir şey buldum ya ŞÜKÜR : )
Çoğu sabah bir telaş bir koşturmaca.  
Niye?
5 dk daha fazla uyuyabilmek için.
Haldur huldur sokaklara atmışım kendimi.
Geç kalma pahasına da olsa eğilip yerden kapmışım bir çınar yaprağı.
Ucu ucuna yetişmişim metroya.
 Tam kendime sote bir yer bulmuş soluklanıyorken blup arkadaşımdan günaydın mesajı geldi.
Saat 07:49
Metroya yetişmenin mutluluğu olsa gerek, mesajı okuduğum anda hızlı çekim misali içim birden bire çimlendi : ) Etraf yeşillendi, tomurcuklar patladı, çiçekler açtı.
Görseniz içim rengarenk.  
İşte tam o esnada iç sesten gayet melodik  bir tonlarda şöyle bir ses yükseldi.

GÜNAAYDIIIIIN GÜNEEEEŞŞŞŞ VE YEŞİL OVALAAARRRRR :)))))

Tabi ki yüksek sesle söyleyemedim ama (ki söyleyip metrodakileri şaşırtmayı çok isterdim)  en azından arkadaşıma günaydınım bu şeklilde oldu.
Elimde kurumuş çınar yaprağı, içim bahar bahçe.
Dışarıdan görünen benle içerideki benin tezatlığı .
Ve tabii ki bu enerji direk arkadaşıma da geçti. E sabah sabah beklemiyordu böyle bir karşılama :)
Ve eminim ki ondan da bir başkasına geçmiştir.

Bu bir zincir.
Sadece küçük bir gülümseme ile zinciri başlatın.
Sizin için çok sıradan gelen bu durum belki bir başkasının gününü kurtarır.
Benim de sizlerin de günü musmutlu, yemyeşil geçsin.

GÜNAAYDIIIIIN GÜNEEEEŞŞŞŞ VE YEŞİL OVALAAARRRRR :)))))

Sevgiyle…

8 Eylül 2014 Pazartesi

EYLÜL...

Yine bir eylül zamanı..

Hayatımın kaçıncı eylülü?
Önceden de sever miydim ki acaba?
Yoksa bu seneye mi özgü hislerim?
Bana göre nisanla başlayan doğasal uyanış eylülle son buluyor.
Sanki artık nadasa geçiş zamanı.
Nisana kadar bir kış uykusu, bir kendi içine dönme, belki yenilenme çabaları.
Sonbahar yaprakları gibi iç kırıklıklarını bir bir bırakma, uyanma, farkına varma zamanı.

Sanırım artık daha çok seviyorum eylülü.

Tıpkı okula başlangıç günleri gibi
Defterler, kitaplar alınır. Bir telaş ki nasıl keyifli bir telaş.
Kitaplar.defterler kaplanır.
Etiketlerin üzerine isimlerimiz en güzel yazımız ile yazılır.
Tabi bir de bir yaş daha büyümenin belirtisi bir üst sınıf gururla ilave edilir.

Şu anki durumla tek fark; o vakit zamanın hızlı akması beklenirken şimdi yavaşlaması istenir.

Yine bir eylül zamanı...

Evet biraz içimize dönme, bahara cıvıl cıvıl uyanabilmek için ruhumuzu besleme zamanı...

Ve ben daha huzurlu, daha dingin, daha farkında...

Sevgiyle...

31 Temmuz 2014 Perşembe

Düğümlere Üfleyen Kadınlar/ Ece Temelkuran

Öylesine aldığım ama altını çizecek çok cümle bulduğum, 
kesinlikle yavaş yavaş hazmede hazmede okunması gereken bir kitap. 
Ortadoğulu dört kadının Tunus'tan Libya'ya, Mısır'dan Beyrut'a uzanan, geziyor gibi görünseler de kendilerini  bulmaya çalıştıkları bir yolculuk konu edilmiş.
Ece Temelkuran duygularımızı, zaaflarımızı değişik açılardan öyle güzel anlatmış ki. 
Muhammed'in deyimiyle tam bir kadınları anlama kılavuzu.
Bir çok kişi beğenmemiş kitabı ama benim tavsiye edebileceğim kitaplar arasında yerini buldu. 
Biraz derin bir kitap, yavaş gidiyor. Belki ondan  çok eleştirildi. 
Bütün kadınlara ve kadınları anlamaya istekli erkeklere tavsiye ediyorum.
Ayrıca kitapta bahsedilen Kartaca kraliçesi Dido'nun hikayeside çok etkileyici. Ve Muhammed'in uyanışı, müslüman erkeklerin gözüyle kadınlara bakışı.Ve tabi Arap Baharı...

Benim sevdiklerim;

*Keşke bir öğle uykusu olsa. Denize girsem, yıkansam uzun uzun, yatsam uyusam, 
uyandığımda şampuan kokusundan bir bulutun içinde bulsam kendimi. Türkiye'deki meseleler bitmiş olsa.

*Anlayacaksınız ki, hayat sizin nefesinizde. Başka hiçbir yerde değil. Hayatı siz kuracaksınız. Nefesinizi üfleyeceksiniz... Hayat... Nefesinizin yettiği kadar. 

*Sen bana öyle bakıyorsun ki; hemen kalkıp dönmek istiyorum. 
Eteklerinin dönüşünü gösteren, hayal kırıklıklarından habersiz bir kız çocuğu gibi. 

*Bu yolun kendi tercihiniz olduğunu kabul etmediğiniz için kahraman gibi değil, kurban gibi yürüyorsunuz.

*İslami kurallar tatlıcık, kimilerimiz için şapşallığı ve sersemliği düzene koymak için bir yasaklar silsilesi. 
Senin gibi nadide tipler için ise kalpteki iyi olma arzusuna çeki düzen veren bir dizginleme müessesesidir.

*Çünkü biz bahçemize inanıyoruz. kimseye göstermek için değil kendimiz için. 

*Besmele evreni sana destek olmaya çağırmaktır.

*İnsan ancak sevilince öğreniyor kendini sevmeyi. 

*Şimdi iki seçeneğin var. Ya düşersin ya yürür gidersin.

*Biz vurmayı dokunmak, kırmayı sevmek, öfkelenmeyi inanmak sanan çocuklardık.-Muhammed- 

*Amira, bize kadınları nasıl seveceğimizi anlatan bir kitap lazım. 
Yoksa hep böyle şapşal ve kavruk kalacağız. 
Bize kadınların nefesini genişletecek, o nefesin rüzgarına yelken açmamızı öğretecek bir kitap lazım. 
Yoksa biz ne kadar sevilsek tamir olmayız.

Sevgiyle...


(Arap Baharı: 21.yüzyılın en büyük olaylarındandır. Arap Dünyasında yaşanan en büyük harekettir. 2010 yılında başlayan ve günümüzde de süren, Arapcoğrafyasında yaşanan halk hareketlerine verilen ortak addır.)

INSTAGRAM bybucanni

 

KAÇ KİŞİ ONLINE