20 Şubat 2017 Pazartesi

Çok olmuş uğramayalı...


Elimde dallar, hava güzel...
Yürüyorum aheste aheste.
Sonra gözüm elimdeki dallara ilişiyor.
İyi hoş aldım da bunları sahi ne yapacağım?
Kendi kendime gülümsüyorum.
Huylu huyundan vazgeçer mi?
Bir yandan hayatı sadeleştirmeye çalışırken bir yandan toplamaya devam ediyorum.
Ama eskiye nazaran daha iyi.
Yakında blogumu açalı 11 yıl olacak.
İlk yıllar bir üretim sevdası ki sormayın.
Evim hala o zaman aldığım malzemelerle dolu.
Her şeyle vedalaşabildim de kumaşlarımla, keçelerimle, boncuklarımla bir türlü vedalaşamadım.
Blogumla da  durum pek farklı değil.
Bir küskün bir barışık devirdik 11 seneyi.
Baktım da 1,5 yıl olmuş yazmayalı.
1,5 yılda neler değişmiş. Kayıplarım olduğu gibi, kazançlarım da olmuş.
En önemlisi diğer yarımı bulmuşum. 
Sağĺığım yerindeymiş. Keyfimde tıkırmış galiba ; )
Buralara da gelememişim.
Acaba bundan sonra  gelir miymişim?

Zaman :)

Hep bir geri dönerim duygusu.

Sevgiyle...

10 Ağustos 2015 Pazartesi

Çaça Bebek : )


Bir Tilda bebek furyasıdır gidiyor. Önce uzaktan sevdim sonra dayanamadım bir tanede ben yaptım. 
Çaçamı nasıl mutlu ederim ki derken  bir de baktım Çaça bebek çıktı ortaya : ). 
Mutlu ettim mi? Ettim sanki : ) 
Hele ki bugün gerçeği ile bebeğini bir arada görünce iyi ki de yapmışım dedim : )


Sevdim ben bu bebek işini. Gene yapar mıyım? Kimbilir, yapasım var ama ahh şu atalet...

Sevgiyle...

İnstagram@bybucanni

28 Mayıs 2015 Perşembe

Mutluluğun Sırrı Çocukluğumuzda Saklı


Allah'a şükür bir çok insana göre çok fazla şeye sahip olmasam da ben hep mutluyum. Arkadaşlarımdan birinin "sen gerçek misin?" Sorusunu duyduğumdan beri bunu düşünüyorum. 
Benim farkım ne ki? Bir çok insana göre ben neden daha mutluyum? 
Bugün şu boyamayı yaparken keşfettim bende ki sırrı. 
İnsanın gerçekten olduğu gibi olduğu tek dönemin çocukluk dönemi olduğunu düşünürsek, o yaşta ilgimizi sadece bizi mutlu eden şeylere yoğunlaştırıyorduk. 
Şöyle bir baktım hayatıma, ben farkında olmadan tam da bunu yapıyorum. Küçük mutluluklarımı diğer insanlar gibi büyüdükçe bir bir bırakmak yerine, yıllarca hep peşimde sürüklemişim. 
Çocukken kendime küçükte olsa bir alan yaratıp kendi kendime vakit geçirmekten hoşlanırdım. 
Büyüdüm hala aynıyım.
Masa başında saatlerce vakit geçirsem gıkım çıkmazdı. Yazardım, çizerdim, okurdum, keserdim, yapıştırırdım. Severdim yeni şeyler öğrenmeyi. Hala seviyorum masa başını . 
Şarkı söylemek, dans etmek olmazsa olmazımdı. Bir operasyon sonrasında doktoruma "içimdeki çingeneden vaz mı geçmeliyim?" Dedim.Hiç vazgeçmedim.
Bebeklerime elbiseler dikmeyi, örgü örmeyi hatta okula örgü götürüyorum diye şikayet almayı bile seviyordum. Hala yünlerim kıymetli.
Doğadan ot, yaprak, çiçek toplamayı severdim, şimdide beni elimde kır çiçekleriyle görmeniz çok mümkün.
Evet ben bugün fark ettim ki, mutluluğumun sırrı çocukluğumda gizli. Çocukken zevk aldığım şeyleri hala hayatımda tutmayı başardığım için mutluyum. Kim ne derse desin. Boş iş desin, zaman kaybı desin. Hayat kısa, mutsuz olmak için vakit harcayamam. İsteyen koşuşturmaya devam etsin. Seçim sizin. 
Sevgiyle...

12 Aralık 2014 Cuma

Yazmak...




Yazmak...
Hepiniz yazar olmayabilirsiniz ama yazmak hayatınızın içinde dursun. Çok okumak, çok yazmak. Ne yazmak? İlle şiir yazmak değil, ille hikaye yazmak değil, ille roman yazmak değil. Ama unutmayın yazılı kültür sözlü kültürden bir adım daha öndedir, ilerdedir. Yani konuşmakla kalmayın, konuşmak kolay yazmaya geçin. Ne yazacaksınız, okuduğunuz kitaplardan sevdiğiniz cümleleri, sevdiğiniz filmlerin mesela özetlerini, sevdiğiniz sözleri, sevdiğiniz şiirlerden mısralar, beyitler. Bunları bir deftere geçirin. Günlük tutun. Günlüğünüzden öte ben size bir şey daha önereceğim. Rüya defteri tutun. Rüyalarınızı kaydedin, hayallerinizi kaydedin. Yani şu el şu kalemle birlikteliği, onu kağıt üzerine düşürmeyi alışkanlık hale getirsin. O defterler yıllar sonra açıp baksanız da bakmasanız da, sizin için en büyük hazine olacaktır. Diyor Nazan Bekiroğlu.

10 Aralık 2014 Çarşamba

Halloooooo : ) 2015 HOŞ GELSİN, HOŞ GİTSİN İNŞALLAH : )



Evet biliyorum hiç sesim çıkmıyor. Aslında çıkıyor da blogger da değil.Sosyal medya çıktı çıkalı bloga elim gitmiyor. 
Ben her yıl sonu oturur üşenmem yeni yıl için hedefler belirlerim kendime.
Şu kadar kitap okunacak.
Şu kadar film izlenecek.
Şu şu yerler gezilecek.
Şu kadar yürünecek.
Şunlar şunlar yapılacak vs. vs. vs.

Sonra yıl boyunca bir bir gerçekleştiririm hedeflerimi. 
Aşağı yukarı % 70-80 oranında da ulaşırım hedeflerime.
Az önce 2015 yılı hedeflerimi geçirdim aklımdan ve yeni sene için tek bir hedef belirlemeye karar verdim.

2015 YILI HEDEFİM
BÜTÜN BİR YILI
PLANSIZ PROGRAMSIZ
HİÇBİR ŞEY DÜŞÜNMEDEN
GÖNLÜM NASIL İSTİYORSA 
ÖYLE YAŞAMAK
kısaca hayatı akışına bırakmak : )

Sonra bir iyi hissettim kendimi. Yüksüz, sorumsuz vs gibi :)))
Belki seneye yine hedefler belirlerim kendime, çünkü ondan da zevk alıyorum ama bu sene böyle olmasını tercih ettim. 
Sonuçta hayat kısa. Ne zaman ne olacağı belli olmaz di mi?
O yüzden anın tadını çıkarıp, anda kalmak iyidir. : )))

Bu arada Hüsn-i Hat kursuna başladığımı söylemiş miydim? 
O da 2014 hedeflerim arasındaydı :))))))


2015 sürprizli olsun istiyorum. 
İnşallah hepimiz için sağlıklı, mutlu, huzurlu, sevmekten sevilmekten yorulduğumuz bir yıl olur.

Küçük bir not:
Buralara çok yazamasam da instagram da fena sayılmam :))) Nerelerdesin diyen blogdaşlarıma...
http://instagram.com/firdevsbucan

SEVGİYLE...

INSTAGRAM bybucanni

 

KAÇ KİŞİ ONLINE