29 Ocak 2018 Pazartesi

Yazmak İyileştirir /firiyazar


Hep sevdim kalemleri, kağıtları, defterleri.
Hep bir masa başım vardı benim kestiğim, boyadığım, yapıştırdığım. 
Kendi jenerasyonuma göre belkide en çok mektubu ben yazdım. 
Ve ne mutlu ki bana bir o kadar da karşılık aldım yazdıklarıma. 
İlk okulda hayatımı yazmaya kalktım. 
10 yılda ne hayat yaşadımsa : )
Sonra başka sevdalara kapılıp günlük yazmaya yöneldim.
Her istediğimi özgürce yazma sıkıntısı hasıl olunca,
oturdum kendime yeni bir alfabe yaptım.
Sol anahtarı S, yıldız işareti Y idi galiba.
Özgürlüğümü ilan ettikten sonra ne yazık ki unuttum o alfabeyi.
Yıllar sonra dönüp defterlere baktığımda 
kendim de anlamadım ne yazdığımı.
Alfabeyi bulamayınca defterleri yok ettim.
Alfabem elime geçti, bu seferde defterlerim yoktu artık.
Ama olsundu nasılsa özgürce yazabilirdim artık
ve ben yine hep yazdım.
Sonra baktım blog diye bir şey var bir süre de blog sevdasına kapıldım. 
Sonra facebook, sonra instagram vs. vs. vs.
Ama 
Hiç bir şey kağıdın kalemin yerini tutamadı.
Hepsinden vazgeçtim de kağıdımdan, kalemimden geçemedim.
Ben yine hep yazdım.
Bazen yapılacaklar listemi, bazen duyduğum bir şeyi, bazense duygularımı.
Yazacak hiç bir şeyim yoksa altını çizdiğim cümleleri yazdım.
Ama ben yine hep yazdım.
 Yazmaktan hiç vazgeçmedim. 
Bazı insanlar konuşarak rahatlar. 
Ben hep yazdım, yazdıkça rahatladım.


Yazmak iyileştirir ; )

Sevgiyle...
yirmibeşağustosikibinonyedi/ F.B.Ö.

24 Ocak 2018 Çarşamba

Aile Arasında



Uzun zamandır bu kadar çok ve kırılırcasına kahkaha attığımı hatırlamıyorum. 
Gözyaşlarımı tutamadığım sahnelerde cabası.
Allah iyiliğinizi versin Gülse Birsel, Engin Günaydın, Demet Evgar ve diğer sevgili oyuncular.
Sıcacık, bazen güldüren bazen ağlatan muhteşem bir film olmuş. 
Şimdiye kadar izlediğim bütün yerli komedilerin üzerinde bir filmdi.
Mutlaka ve mutlaka izlemelisiniz. 
İnanın pişman olmazsınız.

Sevgiyle...


22 Ocak 2018 Pazartesi

Sineklerin Tanrısı/ William Golding


Uçak kazası sonrası ıssız bir adaya düşen bir grup erkek çocuk 
adayı cehenneme çevirmeyi başarıyor. 
İşin içine liderlik mücadelesi girdiğinde çocukların bile ne derece vahşileşebileceğini görmek 
rahatsız edici. 
Her şeye rağmen içindeki iyiliği korumaya çalışan çocuklarsa umut verici. 
Adada sadece erkek çocukların olmasıysa ayrı bir ironi.



" Ayrı ayrı yaşantıları, ayrı ayrı duyguları olan iki kıta gibiydiler... "



"Oynamak hoştu ve yaşamları öylesine doluydu ki, umuda gerek duymuyorlar, umudun ne olduğunu unutuyorlardı."

"Kimi zaman benim de umurumda değil. Ya ben de ötekiler gibi olursam... Ya ben de umursamazsam. O zaman ne oluruz biz?"

"En büyük düşünceler, en basit olanlarıdır."

Sevgiyle...

19 Ocak 2018 Cuma

Yalnızlık...



Canım Günlük,
Dün geçmişten kalan bir kolye ve çifti kaybolmuş tek bir küpe ile kısacık bir an çocukluğumu seyrettim.
Hüzünlerimin yanı sıra sevmeyi ve sevilmeyi dibine kadar yaşadığım günlerimi sevgiyle kucakladım. 
Yine yeniden şükrettim hüzünlerimin arasından çekip çıkardığım mutluluklarım için. 
Onları da sardım sarmaladım koydum
 bir kolye ve çifti kaybolmuş tek bir küpenin yanına.

Sonra bir film açtık kış gecelerinin güzelliğine layık. 
Sıcacık çay ısıttı ellerimizi.

Küçük bir kız çocuğunun günlüğü geçti evsiz adamın eline,


"Sevgili Günlük

İkinci sınıfa gidiyorum.
Annem cennete gitmeden önce, noelde seni bana verdi.
Bana her günü yazmamı söyledi.
Çünkü hayatımın her günü özelmiş.
Ona nedenini sordum.Bana beni hayattan bile daha çok sevdiğini söyledi.
Ve biri seni bu kadar seviyorsa otomatikman özel olursun.
Bende cennete gittiğimde ona geçen bütün günleri anlatabilmek istiyorum.
ve hiçbir şeyi atlamak istemiyorum. 
Hatta ona yaramaz olduğum günleri bile, hiçbir şey yapmadığım günleri bile anlatacağım.
O yüzden bugün günlüğüme başladım tabi ki...
Ve şimdi uyuyacağım. "

Küçük bir kız çocuğunun farkında bile olmadan
 sokaklarda yaşayan, evsiz bir adamın yalnızlığına ışık olmasını
gözyaşlarımız süzülerek izledik 

"-Bütün anılarını süzgeçten geçireceksin, en iyisini seçeceksin.
   Onlara sıkıca sarılacaksın. Geri kalanların hepsini sil gitsin.
 Ya sen!
Kulak misafiri, sen ne yapmak istiyorsun?
-Ne?
-Çocukken hayal kurduğun olmuyor muydu?
-Evet eskiden gece rüya görürdüm.
-Eeehh öyle değil. 
Dünyada istediğin her şeyi alabilecek olsaydın diyorum, ne isterdin?

-Öldüğümde yalnız olmamayı isterdim." 
dedi evsiz adam.

Gerçekten yalnız olanları ve kalabalıklar içinde yalnız kalanları düşündüm.
Hangisi daha kötü?

Evet, yalnız ölmemeli insan...

Son sahneyi de gözyaşları içinde izleyip ertesi gün işe gitme telaşıyla sessizce yatağımıza uzandık.
Biliyordum ikimizde aynı şeyi düşünüyorduk.
 Birbirimiz ve sevdiklerimiz için şükrederek 
el ele
yeni gün için uykuya daldık. 

Sevgiyle...

ondokuzocakikibinonsekiz/ F.B.Ö.

Film: Cardboard Boxer
Yönetmen: Knate Lee
Oyuncular: Thomas Haden Churc, Terrence Howard, Boyd Holdbrook

18 Ocak 2018 Perşembe

Beyaz Gemi / Cengiz Aytmatov


Su boyunca yüzüp gittin çocuğum. Kendi efsaneni da alıp götürdün. Yüzüp gittin...
Hiç bir zaman balık olamayacağını biliyor muydun?... Beyaz gemini göremeyeceğini ve ona "Selam Beyaz Gemi, ben geldim, ben!" diyemeyeceğini biliyor muydun?
Çay boyunca yüzüp gittin çocuğum.
Şimdi ben sana yalnız şunu söyleyebilirim: "Çocuk kalbinin, çocuk ruhunun bağdaşamadığı her şeyi reddettin. İşte beni teselli eden de budur. Bir şimşek gibi yaşadın sen. Bir defa çaktın ve söndün. Şimşeği çaktıran göktür. Ve gök ebedidir. İşte budur beni teselli eden. Bir başka tesellim daha var: İnsandaki çocuk vicdanı, tohumdaki öz gibidir. Ve o öz olmadan tohum filizlenemez, gelişmez. Yeryüzünde bizi neler beklerse beklesin, insanoğlu doğdukça ve öldükçe, insanoğlu yaşadıkça, hak ve doğruluk denen şey de var olacaktır...
Sana, senin sözlerini tekrarlayarak veda ediyorum:
"Merhaba Beyaz Gemi, ben geldim!

INSTAGRAM bybucanni

 

KAÇ KİŞİ ONLINE